GenelPeygamberimizin Hayatı

Peygamberimizin dünyaya teşrifleri

peygamberimizin
peygamberimizin hayatı

Yüce Rabbimizin en çok kıymet verdiği yüzü suyu hürmetine 18 bin alemi yarattığı sevgili peygamberimizin teşrifi (s.a.v) 12 Rebiülevvel 571 yılında Mekke’de dünyaya gelerek olmuştur.

20 Nisan gününe tekabül eden bu kutlu gün, insanlık için büyük bir gündür. Kainatın en şereflisi Allahü Teala’nın Habibim dediği son peygamber Alemlere Rahmet gül yüzlü Peygamberimizin (sav)insanlığa İslamiyeti en güzel örnek olarak adeta yaşayan bir Kur’an olarak gönderildi.

Bize ne mutlu ki böyle bir Peygamberin Ümmetiyiz. Böyle yüce bir kitabı yani Kur’an-ı Kerim’i okumaktayız. Peygamberimizin en büyük mucizesi olan Kur’an-ı Kerim’e ve Peygamberimizin sünnetine Rabbimize şükürler olsun sahibiz.

Hazreti Muhammed peygamberimizin çocukluğu

Sevgili peygamberimizin (sav) babası Hz Abdullah ticari bir Seferden dönüşünde Medine’de vefat etmişti. Annesi Amine annemiz Kureyş kabilesinin kollarından beni Zühre’nin Reisi Abdulmenaf’ın kızıydı.

O zamanlar insanlar çocuklarını bir süt anneye vererek emzirme adetine sahibi olduklarından Hz Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem kendi annesi Amine tarafından ancak birkaç kez emzirilmiş süt anneye verilinceye kadar amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe ona süt annelik yapmıştı.

Daha sonra Mekke’ye komşu çöllerde yaşayan hevazin kabilesinin kollarından Beni Sad’a mensup Hz Halime uzun süre Peygamber Efendimizi emzirmiştir. Mekke’nin o dönemki ağır ve sıcak havası çocukların gelişimine ve sağlığına zararlı görünüyordu. Ayrıca Hac münasebetiyle her kesimden insana temas halinde bulunan Mekkelilerin Arap dili yabancıların etkisinde kalıyordu.

Peygamber Efendimiz beni saat Kabilesi arasında yaklaşık iki buçuk yılını geçirdi ve burada bedenen ve Ruhen İlerideki Risalet görevine hazırlanıyordu. Peygamberimizin (sav) kendisinin de buyurduğu gibi Arap’ın en güzel konuşanıydı. Onun eşsiz hitabı buralarda şekillenmiştir. Rabbimizin onu en iyi şekilde yetişmesini sağladığı Aşikardır.

Gittiği her yere bereket getiren, başının üstünde bir bulutun onu takip ettiği bereket vesilesi Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem çocukluğunda süt annesinin evinde kaldığı zaman süt kardeşine daha bebekken kendisinin sağ göğsünü emdiği ve sol göğsünü de süt kardeşine bıraktığı Hz Halime tarafından anlatılmıştır.

Ayrıca kısır keçilerin süt vermesi, tavukların günde birkaç kez yumurtlaması onun bulunduğu ortamın bereketli olması Yüce Allah’ın onun ne kadar özel biri  olduğuna işaretidir. Elbette insanlığın yaratılışından itibaren gelmesi beklenen Son Peygamber Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellemin dünyaya gelişi büyük Mucizeler eşliğinde oldu.

Peygamberimizin doğduğunda meydana gelen mucizeler

Peygamberimizin (sav) dünyaya geldiği gece de bazı harikulade olaylar meydana gelmişti. Bu mucizeler şöyledir. Hz Amine’nin bildirdiğine göre kendisine hamileliğine de doğum esnasında hiç bir zahmet çekmemiş ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya gelirken doğu ve batı arasında aydınlatan bir Nur’un kendisinden çıktığı görülmüştür.

Peygamberimizin doğduğu gece Kabe’deki putlar baş aşağı düştü. Hz. Amine annemiz Peygamber Efendimize hamile olduğu esnada gördüğü bir rüyada kendisinin önemli birisine hamile olduğu ve doğacak çocuğa Muhammed ve Ahmet isminin verilmesi söylendi. Ayrıca Hz Amine hiç doğum sancısı da çekmemiştir.

Hz Ayşe’nin rivayetine göre Mekke’de ticaret işiyle uğraşan bir Yahudi Peygamberimizin (sav) doğduğu gece Hz. Peygamberin dünyaya teşrifinin alameti olan bir yıldızın doğduğunu gördü. Hemen Kureyş meclislerine gelerek ey Kureyşliler İçinizde bu gece çocuğu doğan var mı? diye sordu.

Oradakiler bilmiyoruz dediler. Yahudi Ey Kureyşliler cemaati Size söylediğim şeyi iyi biliniz. Bu gece ahir zaman ümmetin Peygamberi doğdu. Bütün işaretler bu yöndedir. Onun iki kürek kemiği arasında üzerinde tüyler olan siyah sarı karışımı bir ben vardır dedi.

Meclistekiler Yahudi’nin söylediklerine hayret ederek dağıldılar. Evlerine varınca Yahudi’nin sözlerini ailelerine anlatılar. Bir kısmının ailesi Abdullah’ın oğlu doğdu ve ona Muhammed ismini verdiler deyince bunun üzerine onlar Yahudi’nin evine gidip Mekke’de bir çocuk doğmuş haberin var mı? dediler.

Yok ben size haber verdikten sonra mı önce mi diye sordu. Önce doğmuş ismi Ahmet dediler. İsteği üzerine bu Yahudi alimi Hz Amine’nin evine götürdüler. Hz Amine annemiz mübarek oğlunu onlara gösterdi.

Peygamberlik mührü

Yahudi Peygamberimizin (sav) sırtındaki nübüvvet mührünü görünce bayıldı. Ayıldığı zaman kendisine “Ne var Ne oldu” dediler. Yahudi “Vallahi artık İsrailoğullarından peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gidecek. Son peygamberin israiloğulları’nı öldüreceği ve din adamlarına itibarını düşüreceği yazılıdır.

Araplar bu bebekle büyük bir İzzet ve Şerefe Nail olacaklar. Ey kureyşliler sevininiz. Vallahi siz doğudan batıya kadar ulaşacak bir kuvvete sahip olacaksınız” dedi. Yahudi din adamı Peygamberimizin cemalini görünce yaratılanların en güzeli, en şereflisinin yüzüne nurdan bakamıyorum. Ve o son peygamberdir ona tabi olunuz dedi.

Peygamberimizin (sav) diğer bir mucizesi de sünnetli olarak doğmasıdır. Ayrıca melekler tarafından yıkamış ve sırtına peygamberlik mührü vurulmuştur.

Peygamberimizin (sav) doğduğu gece gökyüzünden yıldızlar döküldü. Rasûlullah dünyaya geldiğinde Hazan yaprağı gibi gök kubbeden gece yıldızlar döküldü. Bu hadise şuna işaret ediyordu. Bundan böyle şeytan ve cinlerin gökten haber almaları son buldu. Yani falcılık kahinlik gibi yarım yamalak insanları aldatan yalanlarla karışık olaylara son veren kainatın en şereflisi, dünyaya şeref verdi.

Ayrıca Peygamberimizin (sav) doğduğu gün İranlıların tapınaklarında 1000 yıldan beri hiç Sönmeden yanan ateşleri söndü.

Kisra sarayında 14 sütun yıkıldı. Kufe ile yaşam arasında taşsız bir çöl olan Semave Vadisi’ni su bastı. O anda şeytan hayatında hiç olmadığı kadar büyük bir çığlık kopardı. İnsanlığın onuru kainatın göz bebeği sevgili peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem bütün karanlıkları aydınlatan bir Güneş gibi doğdu.

Peygamberimizle şereflendik

Onun varlığı ile aydınlanan bütün insanlık Onunla beraber öyle bir değer kazandı ki bütün kötülüklere perde olan Son Peygamber Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelişiyle hayat anlam kazandı. O öyle bir güzellik ki Yüce Rabbimiz ona Alemlere rahmet olarak seni gönderdim iltifatında bulunuyordu.

Onun gelmesiyle şereflendik sadece biz mi tüm mahlukat şereflendi bayram etti vesselam.


Leave a Response