Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

MİRAC KANDİLİ (Mİ’RAC KANDİLİ)-MİRAÇ KANDİLİNİN ÖNEMİ-YAPILACAK İBADETLER NELERDİR?

0 186

Değerli takipçi dostlarım bu yazımızda üç ayların önemli gecelerinden olan Mirac Kandili ve önemi hakkında birlikte daha fazla bilgi edineceğiz ve bu değerli gecede hangi ibadetleri yapacağız, gecemizi nasıl değerlendireceğiz bunları konuşacağız. 

Bu mübarek ayları daha da  önemli ve mübarek yapan içinde saklı bazı önemli gecelerdir. Mirac kandili ise ikinci önemli gecedir. İslam alemi Recep ayının 27. gecesini Miraç kandili olarak kutlar.

Sözlük anlamı olarak ‘yukarı çıkmak, yükselmek’ olan Miraç (Mi’râc) terim olarak ise Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) nin Allah katına, göğe yükselişini ifade eder.

Kandil ise eski dönemlerde ampul icat edilmeden önce aydınlatma için kullanılan içerisinde fitil ve sıvı yağ olan görünüm olarak çaydanlığı andıran bir alettir. Kandil Osmanlı devleti zamanında İslami açıdan önemli gecelerde camilerde, mescitlerde ve dergahlarda yakılarak Müslümanların ibadet etmesine olanak sağlardı.

Mirac (Mi’râc) Kandilinin Önemi

İslam dininde bazı geceler vardır ki bu geceler Müslümanlar için diğer gecelerden daha önemlidir. Bu gecelerde yapılan ibadetlerinde önemi Müslümanlar için kat kat fazladır. Bu mühim gecelerin 3 tanesi Üç Aylar diye bilinen nitekim Resulullah Efendimizin de  ” Allah’ım bize Receb ve Şaban’ı mübarek eyle, bizi Ramazan’a ulaştır. “ şeklinde dua buyurduğu Receb, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu aylardan Recep aynın 27. gecesini biz Miraç Kandili olarak kutluyor ve ibadetler ediyoruz. 

Bu Gecenin Önemli Olmasının Nedeni Nedir?

İslamiyetin doğduğu ve yayılmaya başladığı dönemde gayri müslimler müslümanlara çok eziyet ve işkence etmiştir. Bu işkence uzun yıllar devam etmiştir. Kurulan baskılar ticari alanda da artmıştır ve müslümanları zor durumlara düşürmüştür. Tüm bu zulümlerin ardından Peygamber Efendimiz amcasını ve eşi Hz. Hatice’yi kaybetmiştir. Bu sıkıntılı zamanların geçirildiği yıllara Hüzün Yılı denilmiştir. Geçen bu sıkıntılı yıllara karşı Efendimiz gösterdiği sabırla tüm müslümanlara örnek olmuştur.

Buhari  ve Müslim hadis kaynaklarnda ki rivayetlerin ortak noktalarına göre bir gece Resulullah Efendimiz Kabe’de Hicr veya Hatim adı verilen yerde iken bazı rivayetlere göre uyku ile uyanıklık arasında bazı rivayetlere göre ise uykulu bir halde iken Cebrail (a.s.) geldi, Efendimizin göğsünü açtı zemzem ile yıkadıktan sonra göğsünün içine iman ve hikmet doldurup kapattı. Efendimizi Burak adı verilen beyaz bir binek ile Beytül-Makdis
‘e ( Kudüs’teki Mescid’i Aksa’ya)  götürdü. Resul’u Ekrem Efendimiz  Mescid’i Aksa’da bütün peygamberlere imam oldu, namaz kıldırıp dışarı çıktı ve dışarıda Cebrail (a.s.) Efendimize biri süt biri şarap dolu iki kap getirdi. Resulu Ekrem Efendimiz bu kaplardan süt dolu olanı seçtiği zaman Cebrail (a.s.) Efendimize ” Ya Muhammed dedi. Sen fıtri ve tabii olanı seçtin. Sende ümmetin de doğru yola iletildiniz” deyip ardından onu dünya semasına doğru yükseltti. Semalardan her birinde kendisinden önceki bazı peygamberlerle görüştü. Bu peygamberler sırasıyla:

  • 1. kat semada Hz. Adem (a.s) ile ,
  • 2. kat semada Hz. Yahya (a.s.) ve Hz. İsa (a.s) ile,
  • 3. kat semada Hz. Yusuf (a.s) ile,
  • 4. kat semada Hz. İdris (a.s) ile ,
  • 5. kat semada Hz. Harun (a.s) ile , 
  • 6. kat semada Hz. Musa (a.s) ile ve
  • 7. kat semada Hz. İbrahim (a.s) ile görüştü.

Rasulullah Efendimizin Semâvâtâ Yükselişi

Efendimiz o gece Melekleri Cennet ve Cehennem’ e kadar bütünüyle ahiret hayatını müşahede ederek miraç gecesinde bütün mülk ve melekut alemlerini dolaştı. Cebrail (a.s.) Efendimizi daha da yükseklere çıkarmış öyle bir yere gelmişler ki kaderleri yazan kalemin cızırtıları duyuluyormuş. Nihayet varlıklar aleminin en sonu son sınırı olan Sidretü’lMünteha’ya ulaştılar.

Cebrail (a.s.): ” Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize Sidretü’l-Münteha’ da hergün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği dört kutsal nehiri, Beyt-i Ma’mur gösterildi, sonra kendisine şarap, süt, bal dolu üç kap sunuldu ve o yine sütü tercih etti.”buyurmuştur.

Resul-u Ekrem efendimiz o gece şehitlerin ve muttakilerin (takva üzere yaşayan mümin kişi) cenneti olan Cennetü’l-Meva’yı temaşaa etti.

Hz. Cebrail (a.s): -“İşte burası Sidretü’l-Münteha‘dır.Ben buradan bir parmak ucu geçersem yanarım” dedi.

Cebrail (a.s.)’ı geride bırakarak burada Refref isimli bineğe binen Efendimiz Arş-ı Ala’yı geçti ve Kab-ı Kavseyn adı ile bilinen “imkan dairesinin bitiş, vücûb dairesinin başlama sınırına” ulaştı. Huzur-u Kibriya’da Allah’a ok yayının iki ucu kadar hatta daha fazla yaklaştı. Cemalullah’ı vasıtasız ve perdesiz olarak, onunla zaman ve mekandan münezzeh olarak konuştu. Sonrasında Refref adlı binekle tekrar Sidre’ye geri döndü. Devamında ise Hz. Cebrail (a.s.) ile göz kırpması kadar kısa bir sürede dünyaya döndüler.

Mirac Yolculuğunda Efendimizin Yaşadıkları

Peygamber Efendimiz bu hadiseyi şu şekilde anlatır:

“Ben Kabe’nin Hatim kısmında uyku ile uyanıklık arasındaydım… Yanıma merkepten büyük, katırdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak‘tı. Ön ayağını gözünün gördüğü en son noktaya koyarak yol alıyordu. Ben onun üzerine bindirilmiştim. Böylece Cibril (a.s.) beni götürdü. Dünya semasına kadar geldik. Cibril (a.s.) kapının açılmasını istedi.

“-Gelen kim?” denildi.

“-Cibril” dedi.

“-Beraberindeki kim?” denildi.

“-Muhammed -aleyhissalatü vesselam-” dedi.

“-Ona Mirac daveti gönderildi mi?” denildi.

“-Evet” dedi.

“-Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliştir!” denildi ve kapı açıldı.

Kapıdan geçince orada Hz. Adem aleyhisselamı gördüm.

“-Bu babanız Adem’dir. O’na selam ver.” denildi.

Bende selam verdim. Selamıma mukabele etti. Sonra bana:

“-Salih evlat hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!” dedi.

Sonra Hz. Cebrail beni yükseltti ve ikinci semaya geldik.Burada Hz. Yahya ve Hz. İsa Aleyhisselam ile karşılaştım. Onlar teyze oğullarıydı.

Sonra Cebrail beni üçüncü semaya çıkardı ve orada Hz Yusuf Aleyhisselam ile karşılaştık. Dördüncü kat semada Hz. İdris Aleyhisselam ile, beşinci kat semada Harun Aleyhisselam ile, altıncı kat semada ise Hz. Musa Aleyhisselam ile karşılaştık.

“-Salih kardeş hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!” dedi.

Ben onu geçince ağladı. O’na :

“- Niye ağlıyorsun denildi.”

“- Çünkü benden sonra bir delikanlı peygamber oldu, O’nun ümmetinden cennete girecek olanlar, benim ümmetimden cennete girecek olanlardan daha çok!” dedi.

Sonra Cebrail beni yedinci semaya çıkardı ve İbrahim Aleyhisselam ile karşılaştık.

Cebrail Aleyhisselam:

“-Bu, baban İbrahim’dir; O’na selam ver.” dedi.

Ben selam verdim; O’da selamıma mukabele etti. Sonra:

“-Salih oğlum hoş geldin, salih peygamber hoş geldin!” dedi.

Daha sonra bana:

“- Ya Muhammed! Ümmetine benden selam söyle ve onlara cennetin toprağının çok güzel, suyunun çok tatlı, arazisinin son derece geniş ve dümdüz olduğunu bildir. Söyle de cennete çok ağaç diksinler. Cennetin ağaçları “Sübhanallahi ve’l-hamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber!” demekten ibarettir.” dedi.

Sonra Sidretü’l-Münteha‘ya çıkarıldım. Bunun meyveleri (Yemen’in) Hecer Testileri gibi iri idi, yaprakları da fil kulakları kadar büyük idi.

Cebrail Aleyhisselam bana:

“İşte burası Sidretü’l-Münteha‘dır.” dedi.

Burada dört nehir vardı: ikisi batıni nehir, ikisi zahiri nehir.

“-Bunlar nedir, ey Cibril ?” diye sordum. Cebrail Aleyhisselam :

“-Şu iki batıni nehir cennetin iki nehridir. Zahiri olanların biri Nil, diğeri de Fırat‘tır!”dedi.

(Buhari, Bed’ü’l – Halk, 6:Enbiya,22,43:Menakıbu’l-Ensar, 42: Müslim, İman, 264; Tirmizi, Tefsir 94, Deavat 58; Nesai, Salat, 1; Ahmed, V,418)

Sidretü’l-Münteha‘ da Cebrail Aleyhisselam:

“-Ey Allah’ın Rasulu! Buradan öteye yalnız gideceksin!” dedi.

Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem:

“- Niçin ey Cibril?” diye sordu.

O’ da cevaben:

“-Cenab-ı Hak bana buraya kadar çıkma izni vermiştir. Eğer buradan ileriye bir adım atarsam, yanar kül olurum!” dedi.(Razi XXVIII,251)

Efendimize Miraç’ta Sunulan İkramlar

Mirac’ta üç şey ikram edilmiştir. Bunlar:

Birinci İkram

Miraç’taki önemli olaylardan ilki beş vakit namazın farz kılınmasıdır. Hz. Muhammed Aleyhisselam Hz. Musa Aleyhisselamın tavsiyeleriyle Cenab-ı Hakk’a müracat etmiş ve elli vakit olan farz namazı beş vakte indirilmiştir. Bununla beraber Allahu Teala bire on vermiş ve beş vakit namazını kılana elli vaktin ecrini ihsan buyurmuştur. Daha sonra şöyle buyurmuştur:

“-Her kim bir hayır işlemek isterde onu yapamazsa, o kimseye (bu iyi niyetinden dolayı) bir sevap yazılır, yaptığı taktirde ise on sevap yazılır. Her kim de bir kötülük yapmak ister, ancak onu yapamazsa kendisine günah yazılmaz. Şayet o kötülüğü yaparsa, bir günah yazılır.”(Müslim, İman, 259)

İkinci İkram

Allah’u Tealanın ikinci müjdesi ise şöyledir:

Allah’ Teala Efendimizi ve ümmetini cennetle müjdelemiştir.

“Peygamberlerden hiç biri Sen’den evvel, ümmetlerden hiç biri Sen’in ümmetinden evvel cennete girmeyecektir!” diye buyurmuştur.(Razi,XXVIII,248)

Üçüncü İkram

Üçüncü ikram ise Bakara Suresinin son iki Ayet’i Kerimesidir.

Amenerrasulü Arapça Okunuşu

Amenerrasulü Arapça Okunuşu

Amenerrasulü Türkçe Okunuşu

Amenerrasulü Türkçe Okunuşu

Amenerrasulü Türkçe Meali

Amenerrasulü Türkçe Meali

Mirac’daki vahyin keyfiyetini ve tafsilatını ancak Allah ve Rasulu bilir. Bu nedenle biz sadece ayetler ve hadisler ışığında bilgi sahibi olabiliriz.

Necm Suresinde Allah’u Teala:

“(Muhammed Mustafa’nın) gözleriyle gördüğünü kalbi yalanlamadı. (Ey inkarcılar!) O’nun gördükleri hakkında şimdi kendisiyle tartışacak mısınız?” buyurmuştur.

İsra Suresi 1. ayette Hak Teala buyuruyor ki:

“Kulunu (Muhammed Aleyhisselam’ı) bir gece Mescid-i Haram’dan kendisine bazı ayetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz O her şeyi hakkıyla bilen, hakkıyla görendir.”

Bir hadisi şerife göre ise:

Rasulullah Sallahu Aleyhi Ve Sellem’e (Mirac’ta) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Suresinin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği… (Müslim , İman ,279)

“Eğer benim bildiğimi sizler de bilmiş olsaydınız, muhakkak ki, pek az güler pek çok ağlardınız!” (Buhari, Tefsir, 5/12)

“Mirac esnasında cennetin kapısında durup içeri baktım. Oraya girenler ekseriya fakirler idi. Zenginler de hesap vermek için mahpus idiler. Bunlardan cehennemlik olanların ise ateşe atılmaları emredilmişti. Cehennemin kapısında da durdum. Oraya girenlerin ekserisi kadınlardı. (Buhari,Rikak,51;Müslim, zühd, 93)

Mirac Kandilinde Yapılacak İbadetler

Oruç Tutma : Allah dostları Recep ayının 27. gecesine denk gelen Miraç Kandilinin gündüzünü oruç tutarak geçirmeyi tavsiye etmişlerdir. M. Sami Ramazanoğlu: ” Gündüzünde oruçlu bulunulmalıdır. Ma’sıyete dair olmaksızın yapılacak her duanın kabulu inayet’i ilahiyyeden umulur. ” buyurmuştur.(Dualar ve Zikirler kitabı)

Kaza Namazı ve Nafile Namazı Kılma : Efendimize Miraç’ta ikram edilen ilk şey namazdır. Günde elli rekattan beş rekata düşürülmüş ve sevabı ise elli rekat kılmış gibi olmuştur. Hak dostları ise bu mübarek gecede namaz kılmanın önemine dikkat çekmiş, namaz borcu olan müminlerin ise kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir.

Miraç gecesinde on iki rekat nafile namaz kılınması ve her rekatta Fatiha-i Şerifeden sonra başka bir sure okuyarak iki rekatta bir selam verilmelidir. Namazdan sonra yüz kere :

“Sübhanellahi velhamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber.”

Meali : “Allah’ı tesbih ederim bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür.”

Sonra en az yüz kere tövbe istiğfar etmeli efendimize bolca salavatı şerife gönderilmeli ve bolca dua edilmelidir.

Kuran’ı Kerim Okuma : Efendimize bu gecede ikram edilen hediyelerden biri de Bakara Suresinin son iki ayeti olan Amenerrasulü’dür. Allah dostları bu güzel gecede bolca Kuran’ı Kerim okumayı tavsiye etmişler ve şöyle buyurmuşlardır:

“Her kim geceleyin Bakara Suresinden bu iki ayeti (Amenerrasulü) okursa ona yeter.” buyurmuşlardır.(Kütüb-ü Sitte)

Ebu Zer(r.a.): “-Ya Rasülallah! Bana nasihatte bulun!” dediğinde Peygamber Efendimiz: “-Kuran okumaya ve Allah’ı zikretmeye bak, çünkü Kuran yeryüzünde senin için bir nur, gökyüzünde bir azıktır.” buyurmuştur.(İbn-i Hibban,II,78)

Tövbe İstiğfar Etme: Allah (c.c.) şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceğini bu gecede müjdelemiştir.(Müslim, İman ,279)

Efendimiz bu gecede ” Ben günde yüz kere istiğfar ederim…”buyurmuştur. (Müslim,Zikir,42)

Müslim’den rivayet edilen diğer bir hadisi şerifte ise :

“Rasulullaha (s.a.v.) (Mirac’ta) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara suresinin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberidir…”

Dua Etme : Bu mübarek gecede bolca dua etmeli ve niyazda bulunmalıyız.

Bir defasında Rasulü Ekrem Efendimiz, sahabilerden birinin Allah’a hamd ve Rasulüne salavat getirerek duaya başladığını gördüğünde, onu takdir ederek :

“-Ey namaz kılan zat! Dua et, (duana hamdele ve salvele(hamd ve salavat ) ile başladığın müddetçe) duan kabul olunur.” buyurmuştur. (Tirmizi,Deavat,64/3476),

Sadaka Verme: Allah için sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve beladan muhafaza edeceği ve sadaka sahibini Muhabbetullah’ a nail eyleyeceği unutulmamalıdır. Bu mübarek geceler sadaka vermede bizlere en güzel vesiledir. Gerek maddi gerek manevi sadaka kişiyi huzura ulaştırır.

Cenabı Hak Bakara Suresi 195. ayette:

“Allah yolunda infak edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” buyuruyor.

Buhari’ den rivayet edilen bir hadisi şerifte (Buhari, Edeb, 34) :

Zengin-fakir her mü’ mini infaka teşvik eder; bir hurmadan başka bir şeyi olmayan için; “Yarım hurma ile de olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.” buyurmuştur.

Allah bu mübarek gecede el açıp dua eden, duaları kabul olan kullarından olabilmeyi ve geceyi hakkıyla idrak edip ibadet yapmayı nasip eylesin.

Amin…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.