GenelİslamNamazlar

Namaz – Dinimizin Direği ve Boynumuzun Borcu

Namaz
Namazın dinimiz direğidir
87views

Namaz, beden, zihin ve kalbin iştiraki ile eda edilen, kısacası insanı her yönüyle kuşatan külli bir ibadettir. Namaz dediğimizde; Kıbleye yöneldiğimizde sadece Allah’a yöneliriz, rükûda yalnız O’nun önünde eğiliriz, secdede ise Allah (c.c)’a en yakın olduğumuz andır.

Namaz esasen bütün mahlukatın yaptığı ibadetlerin özü olup bu ibadetlerden her birinin bir misali namazda vardır. Bu cihetle namaz hem ibadetleri özü hem dinimizin direğidir.

Namaz Nedir?

Önceleri ikişer rekât olarak kılınan namazlar, hicret ile birlikte (öğle-ikindi ve yatsı ) dörder rekâta çıkartılmıştı. Bugün bilinen şekli ile 5 vakit namazı ve kılınış şeklini Efendimiz (s.a.v)’e Cebrail (a.s) miraçta öğretmiştir.

Mekke döneminde henüz varlık Mücadelesi veren Müslümanlar, ibadetlerini genellikle tek başlarına yapmak zorundaydılar. Fakat Medine’ye Hicret ile birlikte yeni bir dönem açılmış ve namazlar cemaat ile birlikte kılınmaya başlanmıştır. (Nesai )

Kubâ Mescidi, Medine’deki Müslümanların güvenli bir ortamda özgürce ibadet ettikleri, herkese açık ilk mescit idi. ( İbni Kesîr)

NamazlarAllah (c.c.) ile kul arasındaki hususi bir ibadet olmakla kalmaz, aynı zamanda insanı olumsuz davranışlardan ve her türlü kötülükten de alıkoyar. Ayrıca kulun, günün belli vakitlerinde Allah (c.c)’ın huzuruna çıktığını düşünmesi, Kulu O’nun rızasına uygun davranışlar sergilemeye sevk etmekte, her daim onun kendisini gördüğüne bilmekte ve böylece kötülüklere engel olmaktadır.

Namaz, insanın ruhunu her tülü manevi kirden arındırır. Ruhu temizlediği gibi, abdest alma gerekliliği ile maddi temizlik içinde bir vesiledir. Hem kıldığımız namazlar aynı zamanda küçük günahkara birer kefarettir.

Kur’an-ı Kerim’de Namaz Hakkında Ayetlerin Türkçe Anlamları

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e  “Şüphesiz benim namazım da, kurbanım da, hayatım da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir” (En’âm 6/162) demesi emredilmişti.

Hz. İbrahim (a.s)  “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle” ( İbrahim 14/40) diye dua etmişti.

Hz. İsmail (a.s) “Halkına namazı ve zekâtı emretmişti” ( Meryem 19/55)

Hz. Lokman (a.s) “Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl” (Lokman 31/17) diye tavsiye etmişti.

Allah (c.c), Hz. Musa (a.s)’e; “Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl” (Tâ-Hâ 20/14) diye emretmişti.

Hz. İsa (s.a) “Nerede olursam olayım yaşadığım sürece Allah bana namazı emretti”  ( Meryem 19/31) demişti.

Rabbimiz; “ Nihayet onların ( Nuh, İbrahim, Yakub) peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar, nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapkınlıklarının cezasını çekecekler.” ( Meryem 19/59)

Buyurarak; “İnsanı hayasızlık ve fenalıktan koruyan”  ( Ankebût 29/45) namazı terk edenleri hem dünyada nefsani arzularının esiri olacaklarını ve ahlaki değerlerini yitireceklerini, hem de ahirette şiddetli bir azaba uğrayacaklarını bize bildirmiş, bizi bu konuda uyarmıştır.

“İnsan çok hırslı ve sabırsız yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır, ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır, ancak namaz kılanlar müstesna” ( Meâriç 70/19-22)

“Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için iyi bir öğüttür” ( Hûd 11/114)

“Namaz; dua, yalvarma, sadece Rabbe yönelme, O’ndan yardım ve bağışlanma dilenme, O’na iltica ve münacat etmedir” ( Bakara 2/45)

“İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekat verenler var ya, onların mükafatı Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler” ( Bakara 2/277)

“Mümin erkekler ve Mümin kadınlar… Namazı dosdoğru kılarlar. İşte onlara Allah rahmet edecektir.”   ( Tevbe 9/71)

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Namaz Hakkında Öğütleri ve Namaz Hakkında Rivayetler

Peygamber Efendimiz ( s.a.v);“Birinizin kapısının önünde günde 5 defa yıkandığı bir nehir olsa, o kimsede kir namına bir şeyin kalabileceğini düşünebilir misiniz?” diye sorunca;

Sahabe-i Kiram; “Hiç kir kalmaz” diye yanıtlar. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ( s.a.v) “İşte namaz da böyledir, Allah bu namazlarla günahları yok eder.” buyurur.( Buhârî)

Peygamber Efendimiz ( s.a.v); “Bir Müslüman, vakti geldiğinde güzelce abdest alıp kendisini Allah’a vererek rükû (ve secdesiyle) farz namazı kıldığında, – büyük günah işlemedilçe-bu onun önceki günahlarına kefaret olur. Bu her zaman için böyledir.” ( Müslim )

“Büyük günah işlemedikçe beş vakit namaz ve iki Cuma, aralarındaki günahlara kefarettir” ( Müslim )

“Peygamber Efendimiz (s.a.v)  sıkıntılı bir iş ile karşılaşınca namaz kılardı” ( Ebû Davûd )

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e “Amellerin en faziletlisi hangisidir?” diye sorulunca;“Vaktinde kılınan namazdır” cevabını vermiştir.  ( Buhârî )

“Farz namazını (bilerek) geçiren kimse ailesini ve malını kaybetmiş gibidir” ( İbn Hanbel )

“Namaz, devam eden kimse için kıyamet gününde nur, delil ve kurtuluş sebebi olur. Namaza devam etmeyenin ise kıyamet günü nuru, delili ve kurtuluşu olmayacaktır.” ( İbn Hanbel )

“Kıyamet günü kulun ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır” ( Nesâî )

“Cennetin anahtarı namazdır” ( Tirmizî)

Velhasıl namaz kılmak bizi hem dünya hem ahiret saadetine vesile eder, kılmamak ise hem maddi hem ruhi bunalımlara götürür vesselam..


1 Comment

Leave a Response