İslamiyetin Doğuşu

İslamiyetin Doğuşu – İlk Müslümanlar – İlk Vahiy – Hicret

slamiyetin Dogusu - İslamiyetin Doğuşu - İlk Müslümanlar - İlk Vahiy - Hicret
İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası (Cahiliye Dönemi )

Hz. İsa (r.a)’a gelen İncil tahrip edildikten sonra Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)’in Peygamberliğine olan döneme Cahiliye Dönemi denir.

Bu dönemde görünen en yaygın inanış putperestlikti. Putperestlik dışındaki inanışlar da Hristiyanlık, Musevilik ve Hz. İbrahim (r.a)’a İnanlar ( Hanif)’ler mevcuttu.

İnsanlar göçebe ve yerleşik olarak yaşıyorlardı.Göçebe hayatı yaşayanlara bedevi, şehirlerde yaşayan halka da medeni denirdi.

İnsanlar arasında sınıf farklılıkları vardı. İnsanlar ten renklerinden dolayı hor görülüyordu ve köle olarak kullanılıyorlardı.

İlk Vahiy

Peygamber Efendimiz (s.a.v) 39 yaşında iken “sadık rüyalar” dönemi başladı. Gündüz meydana gelecek olaylar kendisine gece uyku ile gerçek arasında bir haldeyken bildiriliyor ve gösteriliyordu. Öyle ki gece gördüğü olaylar sabah olup şafak aydınlandığı gibi yaşanmaya başlıyordu. Bu durum yaklaşık 6 ay kadar sürdü.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) yıllardır her Ramazan Ayını Hira dağının tepesinde bir mağarada tefekkür ve ibadet ile geçirirdi. Burada tam aradığı sessizlik ve yalnızlığı buluyordu. Efendimiz (s.a.v) Hira mağarasına rastgele değil inandığı Hanif dini üzere ceddi İbrahim (a.s) gibi ibadette bulunuyordu.

Ramazan ayının 16. Gecesi geride kalmıştı. 17. Gecesi pazartesi gecesiydi. Gecenin vakti geçmiş ve seher vaktiydi. Vahiy meleği Cebrail (a.s) en güzel insan suretine bürünmüştü. Ve Efendimiz (s.a.v)’e;

“Oku!”

Efendimiz (s.a.v) korku ve hayret içerisindeydi. Yüreği ürpererek şu cevabı verdi;

“Ben Okuma Bilmem!”

Bu cevaptan sonra Cebrail (a.s) Efendimiz (s.a.v)’i sıkıca tutup bıraktıktan sonra tekrar seslendi;

“Oku!”

Efendimiz yine cevapladı;

“Ben Okuma Bilmem!”

Bu cevaptan sonra Cebrail (a.s) Efendimiz (s.a.v)’i sıkıca tutup bıraktıktan tekrar seslendi;

“Oku!”

Efendimiz (s.a.v) bu sefer şöyle yanıtladı;

“Ben Okuma Bilmem! Söyle Ne Okuyayım?”

Bu cevaptan sonra Alâk Suresinin ilk ayetlerini başından sonuna kadar okudu;

“Yaratan Rabbinin ismiyle oku. O Rabbin ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku. Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana kalemle yazmayı öğretendir.”

Bu olaylardan sonra Efendimiz (s.a.v) mağaradan çıktı ve Mekke’ye doğru hareket etti. Yaşadığı bu hadisenin büyüklüğü karşısında adeta konuşamaz hale gelmişti.

Sabıkûn-i İslam ( İlk Müslümanlar)

Hz. Hatice validemizden sonra Müslümanlığı kabul eden 8 kişiye Sabıkûn-i İslam denir. Bu sahabeler;

– Hz. Ali(r.a)

-Hz. Ebubekir (r.a)

-Hz. Zeyd bin Harise

-Hz. Osman (r.a)

-Abdurrahman bin Avf

-Sa’d bin Ebi Vakkas

-Zübeyr bin Avvam

-Talha bin Ubeydullah

Hicret

Kelime anlamı olarak Hicret, bir yerden başla bir yere göç etmek anlamına gelir. Kök olarak anlamı ise terk etmek, bırakmak anlamına gelir. Pek çok Peygamber kendilerine bildirilen dinleri yaymak için Hicret etmişlerdir. Bunların en çok bilinenleri; Lut, Musa, İbrahim ve İsa (a.s) Peygamberlerin Hicretleridir.

İslam dinini yaymak ve Müşriklerin artan baskılarından kurtulmak için PEygamber Efendimiz (s.a.v) ve Sahabeler 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir.

Muhacir, Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, ailesini, kabilesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke’de bırakarak Peygamberimi (s.a.v)’in izniyle Medine’ye göç eden Mekke’li Müslümanlara “denir

Ensar, Medine’de muhacirleri misafir eden, onlara bütün imkânları ile yardımcı olan Medine’li Müslümanlara denir.


1 Comment

Leave a Response