Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

İslamiyetin Doğuşu – İlk Müslümanlar – İlk Vahiy – Hicret

1 156

İslamiyetin doğuşu kısaca Tarihe baktığımızda insanlar, kendilerinden üstün gördükleri bazı hayvan veya putlara tapıyorlardı. Hatta bu varlıklara kendi canlarını bile adak verebiliyorlardı. Allah bu insanları bu vahim durumdan kurtarıp, hak yolda olmaları için İslamiyet’i göndermiştir.

İslamiyetin doğuşu Hz. Peygamberin (sav) nebi olarak gönderilmesi ile başlamıştır. Bir nur olarak gelen Hzareti peygamber tüm asırlara bir güneş gibi doğmuştur.

İslamiyet Öncesi Dönem

Hz. İsa (r.a)’a gelen İncil tahrip edildikten sonra Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)’in Peygamberliğine olan döneme Cahiliye Dönemi denir.

Bu dönemde görünen en yaygın inanış şekli putperestlikti. Putperestlik dışındaki inanışlar da Hristiyanlık, Musevilik ve Hz. İbrahim (r.a)’a İnanlar ( Hanif)’ler bulunuyordu..

İnsanlar ise göçebe ve yerleşik olarak yaşıyorlardı. O zamanlar göçebe hayatı yaşayanlara bedevi, şehirlerde yaşayan halka da medeni deniliyordu.

İnsanlar arasında mutlak olarak sınıf farklılıkları vardı. Maalesef insanlar ten renklerinden dolayı hor görülüyordu ve köle olarak kullanılıyorlardı. Kız çocukçuları diri diri toprağa gömülüyor ve kadının bir değeri yoktu.

İslamiyetin Doğuşu İlk Vahiy

İslamiyetin doğuşu Hazreti Peygamber (s.a.v) 39 yaşında iken “sadık rüyalar” görmeye başlaması ile başladı. Gündüz meydana gelecek hadiseler kendisine gece uyku ile gerçek arasında iken bildiriliyor ve öyle ki gece gördüğü olaylar sabah olup şafak aydınlandığı gibi yaşanmaya başlıyordu. Bu durum hemen hemen 6 ay kadar sürdü.

Hazreti Peygamber (s.a.v) yıllardır her Ramazan Ayını Hira dağının tepesinde bir mağarada tefekkür ve ibadet ile ihya ederdi. Burada tam aradığı sessizlik ve yalnızlığı buluyordu. Efendimiz (s.a.v) Hira mağarasına rastgele değil inandığı Hanif dini üzere ceddi Hz. İbrahim (a.s) gibi ibadet ederdi.

Ramazan ayının 16. Gecesi bitmiş ve 17. Gecesi pazartesi gecesiydi. Gece ilerlemiş ve seher vaktiydi. Vahiy meleği olan Hz. Cebrail (a.s) en güzel insan suretine bürünmüştü. Ve Efendimiz (s.a.v)’e ilk vahiy getirmiş ve şöyle demişti. “Oku!” 

Efendimiz (s.a.v) korku ve hayret içerisindeydi. Yüreği ürpererek şöyle dedi. “Ben Okuma Bilmem!”

Bu cevaptan sonra Hz. Cebrail (a.s) Efendimiz’i (s.a.v)’i sıkıca tutup bıraktıktan sonra tekrar dedi ki;  “Oku!”

Hazreti Peygamber yine cevapladı “Ben Okuma Bilmem!”

Bu cevaptan sonra Hz. Cebrail (a.s) Efendimiz (s.a.v)’i yine sıkıca tutup bıraktıktan yine seslendi: “Oku!”

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu sefer “Ben Okuma Bilmem! Söyle Ne Okuyayım?” dedi.

Bu konuşmalardan sonra Alâk Suresinin ilk ayetlerini okudu ki bu ayetler şöyleydi:

“Yaratan Rabbinin ismiyle oku. O Rabbin ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku. Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana kalemle yazmayı öğretendir.”

Bu hadiseden sonra Efendimiz (s.a.v) mağaradan ayrıldı ve Mekke’ye doğru hareket etti. Yaşadığı bu hadisenin büyüklüğü karşısında hem hayret ve korku ile beraber adeta konuşamaz hale gelmişti.

Sabıkun-i İslam İlk Müslümanlar

İslamiyetin doğuşu sırasında ilk Müslüman olan Hz. Hatice validemiz olmuş daha sonra Müslümanlığı kabul eden 8 kişiye ise Sabıkûn-i İslam denilmiştir. Bu ilk Müslüman olan sahabeler şunlardır.

– Hz. Ali(r.a)

-Hz. Ebubekir (r.a)

-Hz. Zeyd bin Harise

-Hz. Osman (r.a)

-Abdurrahman bin Avf

-Sa’d bin Ebi Vakkas

-Zübeyr bin Avvam

-Talha bin Ubeydullah

Hicret

Kelime manası olarak Hicret, bir yerden başla bir yere göç etmek anlamına gelir. Kök olarak anlamı ise terk etmek, bırakmak anlamına gelir. Pek çok Peygamber kendilerine bildirilen dinleri yaymak için Hicret etmişlerdir. Bunların en çok bilinenleri; Lut, Musa, İbrahim ve İsa (a.s) Peygamberlerin Hicretleridir.

İslam dinini yaymak ve Müşriklerin artan baskılarından kurtulmak için PEygamber Efendimiz (s.a.v) ve Sahabeler 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir.

Muhacir, Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, ailesini, kabilesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke’de bırakarak Peygamberimi (s.a.v)’in izniyle Medine’ye göç eden Mekke’li Müslümanlara “denir

Ensar, Medine’de muhacirleri misafir eden, onlara bütün imkânları ile yardımcı olan Medine’li Müslümanlara denir.

İslamiyetin doğuşu insanlığa bir nimet olmuş medeniyet ve uygarlığın kaynağı olmuştur. Allah’a emanet olun vesselam.

1 yorum
  1. Tuba diyor

    Peygamber efendimize mediye hicretinden sonra gelen ilk vahiy

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.