Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

Zübeyr Bin Avvam Kimdir?

0 229

Zübeyr Bin Avvam Hz. Peygamber’e ilk iman edenlerden ve cennetle müjdelenen on sahabeden birisidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) onun hakkında “Her peygamberin bir havarisi (yani yardımcısı) vardır, benim de havarim Zübeyr’dir.” demiştir.

Hz. Zübeyr bin avvam İslam’a gönül veren ilk kişilerden olup Peygamberimizin (sav) en yakın dava arkadaşlarından birisi olmuştur. Zübeyr b. Avvam esmer idi, iri yapılı, uzun boylu, cesur ve kahraman bir kişiliği vardı.

Zübeyr Bin Avvam Kimdir

595’te Mekke’de doğmuştur. Annesi Hazreti Peygamberin halası Hz. Safiyye’dir. Babası Avvam ise Hz. Hatice Validemizin kardeşidir. Soyu Peygamberimizin (sav)dedelerinden Kusay’da birleşmektedir.

Zübeyr Bin Avvam Ne zaman Müslüman Oldu

Hz. Zübeyir hiç zaman putlara tapmamış, cahiliye inançlarına inanmamış, İslâm’a tebliğin ilk zamanlarında 16 yaşında iken beş yada yedinci Müslüman olarak İslâmiyet’i kabul etmiş ve bu Hz. Ebu Bekir vesilesiyle olmuştur.

Amcası Nevfel b. Huveylid idi ve Müslüman olmasına şiddetle karşı çıktı. İslâm’dan vazgeçmez ise kendisine şiddet uygulayacağına dair yemin etmişti.

Baskılarından bir sonuç alamayınca onu bir hasıra sararak tavana astı ve altından ateş yakarak dumanıyla işkence etti, lakin o inancından vazgeçmedi. Oğluna eziyet edildiğini haber alan annesi Safiyye onu kurtardı.

Ok atmak, kılıç kullanmak ve ata binmek için eğitimler aldı. Mekke’de İslam adına Allah adına ilk kılıç çeken kişi olmuştur. Evinde bulunuyorken dışarıdan gürültülerle uyanmıştı. O gürültülerde Hz. Peygamber’in müşrikler tarafından öldürüldüğü söyleniyordu.

Bu mübarek zat büyük bir kahramanlık göstererek hemen kılıcını alarak dışarıya fırlamış, yolda Allah resulü (sav) ile karşılaşmış, telâşının nedenini soran Allah resulüne (sav) durumu anlatınca onu teskin ederek dua etmiştir.

Hz. Peygamber (sav) Hz. Zübeyr’i Abdullah b. Mes‘ûd ve Talha b. Ubeydullah ile kardeş ilân etmiştir. Müşriklerin Mekke’de eziyetleri artınca Hz. Peygamber, Habeşistan’a hicret için izin verdi.

Habeşistan’a hicret eden ilk kafile arasında Zübeyr bin Avvâm’da bulunuyordu. Akabinde müşriklerin iman ettiği şeklinde bir haberin yayılması ile Mekke’ye geri döndüyse de haberin yalan olduğunu anlaşılmış ve baskıların artarak devam etmesi üzerine ikinci defa Habeşistan’a hicret etmek zorunda kalmıştır.

Zübeyr Bin Avvam Eşi Kimdir?

Mekke’ye hicretten kısa bir süre önce dönmüştür. Hz. Ebubekir kızı Esma ile evlendi ve bu evlilikten 8 çocuğu olmuştur. (Diğer eşleri ise Ümmü Hâlid ve Ümmü Külsûm bint Ukbe’dir) Ticaret ile uğraşmaya başladı. Şam tarafına ticaret için gitmiş dönerken Medine yakınlarında hicret eden Hz. Peygamber (sav) ve Ebu Bekir ile karşılaştı.

Onlara hediyeler verdi sonra hızlıca Mekke’ye dönüp bazı işlerini hal ettikten sonra o da Medine’ye onların yanına gitti. Hz. Peygamber onu Ensar’dan Seleme b. Selame b. Vakş yada Kâ‘b b. Mâlik ile kardeş ilân etmiştir.

Hz. Peygamber (sav) Medine’ye geldiğinde atından başka bir mal varlığı olmayan Hz. Zübeyr’e bir araziyi tahsis etti. O da hem araziyle uğraşırken bir yandan da kasaplık yaptı.

Hz. Zübeyr’e Benzeyen Melekler

Hz. Zübeyr, Medine’de de Hz. Peygambere (sav) yakın bir şekilde yaşadı. Onunla beraber bütün savaşlarda bulundu. Bedir savaşında bulunan üç süvariden biriydi.

Hz. Peygamber (sav) Bedir gazvesinde Müslümanlara yardım için gelen Hz. Cebrail ile diğer meleklerin başlarında Zübeyr b. Avvam’ın sarığına benzeyen sarıklar görmüştür. (İbn Sa‘d, III, 103).

Uhud savaşında muhacir seçkin sahabelerle birlikte cephenin en ön safına görev yaptı. Müşriklerin sancaktarı Talha b. Ebû Talha meydan okuyunca öldürülmüş onun intikamını almak üzere gelen Kilâb b. Talha’yı da Hz. Zübeyr öldürdü.

Müslümanlar geri çekilirken Hz. Peygamber’in etrafını sarıp onu müşriklere karşı koruyanlardan birisi de Zübeyr’dir. Savaş bittikten sonra Resûl-i Ekrem, Hz. Ebu Bekir ile beraber Hz. Zübeyr’i 70 kişilik bir birliğin başında müşrikleri takiple görevlendirilmiştir.

Hz. Peygamberin Havarisi

Hendek savaşında müşriklerin önemli savaşçılarından Nevfel b. Abdullah el-Mahzûmî meydan okuduğunda ilk başta karşısına kimse çıkmadı. Ardından Zübeyr b. Avvam onunla savaştı ve öldürdü.

Bu sırada Beni Kurayza Yahudilerinin ihanet ettiği haberi gelince Hz. Peygamber (sav) bu haberi teyit etmek için birinin oraya giderek araştırmasını istediğinde herkesten evvel Hz. Zübeyr bin Avvam bu göreve talip oldu. Geri geldiğinde Hz. Peygamber “Her peygamberin bir havarisi vardır. Benim havarim de Zübeyr’dir” dedi.

Hudeybiye Antlaşması’nda da yer almış ve Hayber Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermişti. Şöyle ki Hz. Ali Yahudilerin ünlü savaşçısı Mehrab’ı Zülfikarla yerle bir etmişti. Oğlu Yasir de ondan aşağı kalır bir yanı yoktu ve meydan okudu.

Hz. Ali ise onun da karşısına çıkmak istemiş lakin Hazreti Zübeyr “Ey Ali! Bunu da bana bırak” demiş ve ortaya çıkmıştı. Safiyye validemiz Peygamberimize (sav) yaşlı gözlerle gelerek: “Ya Resûlallah! Zübeyr şehit mi olacak?” demişti.

Allah Resulü (sav) halasına “Ey Halacığım! Allah’ın izniyle Zübeyr galip gelecektir, İnşallah Merhab’ın oğlunu yere serecektir.” dedi. Bu kahraman sahabe Allah Resulünü (sav) mahcup etmemiş ve Yasir’i yere sermeyi başarması sonrası Peygamberimiz (sas) sevinerek İslâm ordusuna da: “Sevininiz! Hayber’in fethi artık kolaylaştı.” dedi.

Mekke’yi fethetmek için yola çıkan ordusunun kumandan ve sancaktarlarından birisi de Hz. Zübeyr idi. Mekke’ye üç koldan giren ordunun sol kısmına kumandanlık etti.

Huneyn, Taif ve Tebük seferlerine katıldı. Veda haccında da bulundu. Resülullah’ın vefatından sonra gerçekleşen ilk halife seçiminde önce Hz. Ali’yi desteklese de çoğunluğun Hz. Ebu Bekir’e yönelmesi üzerine ona tabi oldu.

Cennetle Müjdelenen Sahabe

Hazreti Ali şöyle rivayet ediyor. Allah Resulünden (sav) şu iki kulağımla işittim ki “Talha ve Zübeyr benim Cennet’te komşularımdır. Bu hadise dünyada iken mazhar olmuş mübarek kahraman bir sahabedir.

Halifer Devrinde Hz. Zübeyr

Hz. Ebu Bekir halifeliği zamanında Medine yakınlarına kadar gelmiş olan mürtetlere karşı mücadele etti. Daha 13 yaşında olan oğlu Abdullah’ı da yanına alarak Yermük Savaşı’na katılmış ve bu savaşta büyük kahramanlıklar göstermiştir.

İslam ordusunun bozulduğunu görünce büyük bir çeviklikle “Allahü Ekber” diyerek tek başına kılıcını bir sağa bir sola sallayarak dağ gibi Bizans ordusunu yararak safların ortasına kadar giderek geri dönmüştür. Lakin ciddi yaralar almış iyileştikten sonra bile bedeninde bu yaralar çukur halinde izleri kalmıştır.

Hz. Ömer döneminde onun en yakınındaki kişilerden oldu. İdari işlerde halifenin danışmanlığını yaptı. İsteklerini halifeye bildirmek kişilere yardımcı oluyordu. Halka daha yumuşak davranması için halifeye tavsiyelerde bulunuyordu.

Mısır’ın fethiyle görevli Amr b. As’ın Halife Hz. Ömer’den yardım istemesi üzerine halife ona 4000 veya 5000 kişilik bir ordunun başında yiğitlikte Bin atlıya bedel olduğunu ifade ettiği Zübeyr b. Avvâm’ı gönderdi.

Hz. Zübeyr bin Avvam özellikle Babilon ve İskenderiye şehirlerinin feth edilmesinde önemli işler yaptı. 7 ay kuşatıldığı halde bir türlü feth edilemeyen Babilon şehrine gizlice girerek kale kapısını açtığı ve Müslümanların şehre girmesini sağladığı anlatılmıştır. Halife Hz. Ömer’in vefat ederken halife adayı olarak tavsiye ettiği 6 kişiden birisi olmuştur.

Halife Hz. Osman zamanında başta Taberistan’ın fethi olmak üzere çeşitli savaşlara katıldı. Lakin bu dönemde daha çok ticaret ve ziraatla meşgul olmuştur.

Bu zamanda önemli bir kişi olması dolayısıyla fitne olayları başlayınca art niyetli bazıları onun dilinden Hz. Osman’a karşı hareket edilsin şeklinde mektuplar uydurdu. Lakin Hz. Zübeyr bu mektuplarla ilgisi olmadığını açıkça belirtti. Hatta isyancılar tarafından Hz. Osman’ın evi kuşatıldığında oğullarını halifeyi korumakla vazifelendirdi.

Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonra Hz. Ali’ye biat etmiş ve ondan Hz. Osman’ı şehit eden asileri yakalanarak cezalandırmasını talep etti. Akabinde şehirlerin valilerini değiştirmede hızlı hareket edilmesini söyledi.

Lakin tavsiyelerinin dikkate alınmaması ve hala isyancıların Medine’yi terk etmemesi üzerine izin alarak Talha b. Ubeydullah ile birlikte umre yapmak için Mekke’ye gitmiştir.

Cemel Vakası

Hz. Zübeyr ile Hz. Talha Mekke’de Hz. Aişe ile buluştular. Medine’yi asilerden kurtarmak ve Hz. Osman’ın katillerinin ceza almasını sağlamak için bir ordu kurmaya karar vererek hazırlık yapmak üzere Basra’ya geçtiler.

Durumu haber alan Hz. Ali Medine’den Basra’ya doğru yola çıktı ve iki taraf Basra yakınlarında karşılaştılar. Karşılıklı yapılan görüşmelerde barış aşamasına geldiler.

Lakin Hz. Ali’nin ordusu içinde olan ve Hz. Osman’ın katline katılmış olan bazı asilerin karşı tarafa hızlı bir baskın yapması üzerine bir anda savaş başlamış oldu.

Cemel Vakası olarak bilinen bu savaşın hararetli zamanların birinde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avvam ile karşı karşıya geldiler. Aralarında şöyle bir konuşma geçti.

Hz. Ali dedi ki Ey Zübeyr! Hatırlar mısın senle birlikte Allah Resulü (sav) bir gün Medine’de bir bahçede oturuyordunuz. Ben sizin yanınıza doğru geldim. Beni görünce tebessüm ettiniz.

Allah Resulü (sav) sana dedi ‘Ey Zübeyr! Ali’yi seviyor musun? Sen dedin ki Evet Ya Resulallah! Hem de çok seviyorum. Sonra Efendimiz (sav) şöyle dediydi sana “Ey Zübeyr! Unutma ki bir vakit Ali ile sen karşı karşıya geleceksiniz. O gün sen haksız, Ali ise haklı olacaktır.” (İbni kesir)

Bunu unutan Hz. Zübeyr bir anda neye uğradığını şaşırdı ve kılıcı elinden düşürdü. Gözyaşları içinde Hz. Ali’ye (ra) bakarak dedi ki “Ey Ali! Artık, bana dünyaları verseler, ben sana karşı asla savaşamam.”

Zübeyr Bin Avvam Nasıl Öldü

Sonra Hazreti Zübeyr Medine’ye dönmek için savaş alanından ayrıldı. Bunu gören Beni Temimli Umeyr (Amr) b. Cürmüz arkadaşıyla beraber onun peşine takıldı.

Vadissiba adı verilen yerde ona yetişti ve savunmasız iken namaz kıldığı esnada onu şehit etti. (64 yaşlarında). Bununla da yetinmemiş onun kılıcını ve elbiselerini alarak halifeden övgü almak ümidiyle savaş alanına geri gelmişti.

İbn Cürmüz Hz. Zübeyr’in elbiseleri ile kılıcını Hz. Ali’ye verince neye uğradığını şaşıran halife bu zalim adama şöyle dedi  “Vallahi! Ben Hz. Peygamberden (sav) Safiyye’nin oğlunu öldürene cehennemi müjdele!’ dediğini işittim.

Ey İbn Cürmüz! İslâm’ın kılıçlarından bir kılıcı öldürdün, sen ne fena bir iş yaptın” dedi. Taltif ümidiyle gelen İbn Cürmüz kınanmış ve layık olduğu yeri duymuştu.

Zübeyr Bin Avvam Kabri Nerede

Hz. Ali’nin Hazreti Zübeyr ile iyi ilişkilerine rağmen maalesef Şia, Hz. Zübeyr’in tövbesinin kabul edilmediği, amelinin boşa gittiği ve imansız olarak öldüğünü iddia ederek günümüze kadar ona karşı düşmanca bir davranış izlemiştir.

Irak’ın Zübeyr şehrinde Zübeyr bin Avvam için yapılan bir cami ve türbe bulunmaktadır. Yakın tarihte ortaya çıkan Şiî-Sünnî çekişmelerinde bu türbe Şiiler tarafından tahrip edilmiş ve son yıllarda tamir edilmişti.

Çeşitli vesileler ile Peygamberimizin duasını almış olan bu mübarek zat vahiy katipliği de yapmıştır. Hz. Peygamberden on sekiz hadis nakletmiş halbuki uzun süre beraber olduğu halde neden bu kadar az diye soranlara demiş ki;

“Hz. Peygamberin söylemediği bir sözü onunmuş gibi söyleyenin cehenneme gideceğini bildirdiği hadisi bizatihi kendisinden işittim. Aynı şekilde nakledememekten korktuğumdandır”

Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Bölümü’nde Zübeyr b. Avvam’a ait olduğu bildirilen bir kılıç bulunmaktadır. Yüce Mevla hem bu mübarek kahraman sahabeye hem bütün sahabelere rahmet eylesin ve şefaatlerine bizleri nail eylesin inşallah.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.