GenelSahabeler

Saad Bin Ebu Vakkas kimdir?

Saad Bin Ebu Vakkas
Saad Bin Ebu Vakkas kimdir
167views

Saad Bin Ebu Vakkas 592 tarihinde Mekke’de doğmuştur. Beni ümeyye kabilesinden olup daha 17 yaşlarında iken İslamiyeti kabul etmiş cennetlik olmak ile müjdelenmiş on sahabeden biridir.

Saad Bin Ebu Vakkas daha 17 yaşında idi bir rüya gördü. Rüyasında kapkaranlık bir yerde iken birden bire parlak bir ay doğuyor ve o ayın aydınlattığı yoldan gidiyordu.

O yolda giderken Zeyd bin Haris, Hz Ali ve Hz Ebubekirin de o yol da ilerlediğini gördü. Onlara “Siz ne zaman buraya geldiniz? diye sordu. Onlar da ” daha yeni” diye cevap vermişlerdi.

Bu rüyayı gördükten 3 gün sonra  Hz Ebubekir kendisine İslamiyet dinini anlattı ve onu Resulü Ekrem (sav) efendimizin yanına götürdü.

Hz. Peygamber Efendimiz (sav) ile konuşan Saad Bin Ebu Vakkas hemen Müslüman oldu. Hem baba tarafından hem de anne tarafından Peygamber Efendimize akraba olan Sa’d Bin Ebi Vakkas aynı zamanda Peygamberimizin (sav) dayısı olurdu. Bazen Peygamberimiz (sav) “işte dayım bu böyle bir dayısı olan varsa bana göstersin” der ve ona iltifat ederdi.

Annesi Hamne

Bu mübarek sahabenin annesinin adı Hamne idi ve onun Müslüman olması annesinin hoşuna hiç gitmemişti. Atalarının dinini bırakmasından oldukça rahatsız olmuştu.

Onu yeni dininden vaz geçirmek ve putperestliğe geri döndürmek yollarını arıyordu. Bir plan yaptı ve ona şöyle dedi. “Yemin ederim ki eğer sen Muhammed’in dininden dönmedikçe, ben açlık ve susuzluktan ölünceye kadar ağzıma bir şey almayacağım. Dönmezsen bu yüzden anne katili olacak ve herkes tarafından ayıplanacaksın.”

O güne kadar Saad Bin Ebu Vakkas annesinin her istediğini yapmıştı. Lakin artık Allah’a iman etmişti, onun rızası ve sevgisi kalbine işlemişti. Bütün samimiyetiyle ona teslim olmuştu.

Annesinin yanına geldi ve şöyle dedi “Anneciğim eğer senin 100 tane canın olsa ve her bir canı benim İslamiyet’i bırakmam için verecek olsan ben yine dinimden dönmem. İşte böyle bundan sonra ister ye ister yeme.

Bu cevap üzerine annesi Hamne’nin inadı bitti ve yemeğe içmeye yeniden başladı.

Bu hareketi ayete konu oldu

Hz. Saad Bin Ebu Vakkas ile annesi arasında geçen bu hadise Allah tarafından Ankebut suresi 8. Ayetinde müminlere bir ölçü olarak verdi. “Biz insanın anne ve babasına güzel davranmasını emretti. Eğer onlar ilah olduğuna dair hiçbir delil bulunmayan bir şeyi bana ortak Koşman için seni zorlayacak olursa, onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Yaptıklarınızı o zaman ben size haber vereceğim.” buyurmuştur.

Ancak annesi oğlunu İslam dininden vazgeçirmek için pes etmedi ve başka yollar denemeye başladı. Bir gün Hz. Saad Bin Ebu Vakkas evde namaz kılarken komşusunu da yanına alarak hep beraber kapıyı kapatmış ve eve hapsetmişlerdi.

Şirkin kalbini katılaştırdığı Hamne o sırada şöyle diyordu “Ya bu evde dininden döner veya ölüp gidersin.” Bu hal merhamet ve şefkatten yoksun bir annenin öz evladına zulmetmekten çekinmediğini gösteriyordu. Ancak bunda da başarılı olamadı.

Hamne hep oğlunu İslamiyet’ten uzaklaştırmak istiyordu. Fakat engellenemiyordu. Hz Saad‘ın oğlu Amir de Müslüman olmuştu. Hamne bunu da duyunca bu sefer Amir’inde yakasına yapıştı ve ona şöyle dedi. “Sen bu dini bırakmazsan şu gördüğün hurma ağacının altında artık gölgelenmeyecek ve yiyip içmeyeceğim.”

Hz. Saad Bin Ebu Vakkas annesinin bu yeminini duyar duymaz onun yanına gitti ve ” Ey anneciğim cehennem ateşi durağın oluncaya kadar sakın gölgeleneyim yiyip içeyim deme.” Dedi bu müthiş cevap karşısında annesi Hamne sustu başka bir şey diyemedi.

Saad Bin Ebu Vakkas ve Cesareti

Müşrikler tarafından Müslümanlara yoğun işkenceler yapılıyordu böyle bir zamanda Hz. Saad Bin Ebi Vakkas ilk Müslümanlardan birkaç kişi ile Mekke’de namaz kılıyorlardı.

Ebu Süfyan ile birkaç müşrik yanlarına geldi yaptıkları ibadeti küçümsedi ve bir şeyler söylediler. Bir anda birbirlerine girdiler ve Hz Sa’d eline aldığı bir kemik ile orada bulunan müşriklerden birinin başını yardı.

Bunu beklemeyen Müşrikler bir anda bozuldular ve cesaretlerini kaybederek kaçmaya başladılar. Müslümanlarda onları kovaladılar. Böylece Hazreti Sa’d Allah yolunda kan döken ilk sahabe unvanını aldı.

Hz Saad Bin Ebu Vakkas hem cömert hem dürüst bir insandı. Cennetle müjdelenen 10 sahabeden birisi olup Peygamber efendimiz Hz Muhammed Mustafa (sav) zamanında bütün gazalara katılmıştır.

Peygamberimizin “Anam babam sana feda olsun” sözüne mazhar olmuştur.

Uhud savaşı esnasında Peygamber Efendimize (sav) vücudunu siper etmiş ve müşriklere öylesine ok atmıştır ki Allah Rasulü (sav) hiçbir faniye nasip olmayacak şu sözleri ona söylemiştir. “Anam babam sana feda olsun ya Sad durma at”

Hz Ali ise şöyle diyor. Resulullah (sav) “anam babam sana feda olsun” cümlesini Uhud günü yalnız Hz. Saad Bin Ebu Vakkas için söyledi. Uhud Harbi sırasında bu mübarek sahabe ok attıkça Allah resulü şöyle dua ediyordu. “İlahi bu senin okundur. Allah’ım o sana dua ettiğinde duasını kabul et. Atışını dahi doğrult.”

Peygamber Efendimizin bu duası ile Hz Saad Bin Ebi Vakkas kahramanlığı, cesareti, ok atmada ki mahareti yanında duasının kabulü ile de şöhret buldu. Onun hem duasından gerek Müşrikler gerekse inananlar daima çekinmişlerdir.

Gerek İslam’a davetin gizli olduğu zamanlarda gerek genç yaşından itibaren bütün ömrü İslam’a hizmet ile geçirmiştir. Hz Ömer (r.a.) döneminde İran’a gönderilen ordunun kumandanlığını yapmış ve Kadisiyye Zaferi ile İran ülkesini fethedip İslam topraklarına katmıştır. Bu sebeple ona İran Fatih’i unvanı verilmiştir.

Allah hen ona hem bütün sahabe efendilerimize gani gani rahmet etsin..


Leave a Response