GenelOruç

Oruç Tutmanın Hikmetleri

Oruç Tutmanın Hikmetleri
Oruç Tutmanın Hikmetleri
76views

Oruç ibadeti Kuranın açık işaretiyle bizlere farz kılınmıştır. Bununla birlikte farz olan orucu tuttuğumuzda bu oruç beraberinde birçok hikmeti ve güzelliği üzerinde barındırıyor. İşte bu yazımızda bu hikmetlerden bahsedeceğiz. Ta ki bu oruç ibadetine meylimiz artsın.

Oruç yalnızca Allah rızası için tutulmalıdır. Niyetimiz bu olmalı, başka maksatlar aranmamalıdır. Mesela ben hem diyet yapayım hem oruç tutayım güzel ve hoş bir niyet değil. Niyetimiz her zaman her ibadette olduğu gibi yalnız rızayı ilahi için olmalı haricine çıkmamalıyız. Aşağıda geçen hikmetler bizim için bir teşvik, araç olup amaç olamaz.

Oruç Tutmanın güzellikleri

Aslında yüce Allah (c.c.) tarafından emredilen bütün farzlarda bizim bildiğimiz veya bilmediğimiz çok hikmetler güzellikler var. Zaten bir şeyi güzel olması için Allah’ın emretmesi yeter. Aşağıda oruç ibadetinin güzelliklerini ve hikmetlerini maddeler halinde anlatmaya çalıştık.

1- Allah’ın emirlerine bağlılığımızı gösteririz.

Rabbimiz bizleri bu dünyaya hem ticaret hem imtihan noktasında göndermiş. İşte imtihan dünyası açlık ile, susuzluk ile malımız ile, fakirlik ile, zenginlik ile imtihan ediyor. İmtihan olmalı ki iyi ile kötü, hayır ile şer, çalışkan ile tembel, ikiyüzlü ile ihlaslı olanlar ortaya çıksın. İşte Rabbimiz bu Ramazan ayında açlık ile susuzluk ile imtihan ediyor. Bu ibadeti yerine getirirsek bu imtihanı geçmekle beraber başarmış olmakla berber imandaki samimiyetimizi, hassasiyetimizi göstermiş oluyoruz.

2- Oruç ile sabır kuvvetimiz ve mücadele kabiliyetimiz artar.

Bu dünyadaki bütün işlerimizde sabır elimizdeki en büyük güçtür. İster ibadet olsun ister dünyevi olsun. Malum ki başarılar sabır ile gelir, sıkıntılar ve musibetler sabır ile aşılır. Peki biz bu sabrı nasıl kuvvetlendirip sabrı öğreneceğiz. İşte oruç tutmakla işte küçük yaşlardan itibaren sabra alışır ve sabır kuvvetimiz kuvvetlenir.

Hem bu durum insanın mücadele kabiliyetini arttırır. Şahsında nefsi ile mücadele eder. Nefsinin isteklerinin esiri olmaz ve menfi hırslardan kurtulabilir. Genel manada ise bilindiği üzere savaşlarda, kıtlıkta vb durumlarda yiyecek ve içecek bulma imkanı zayıftır. Böyle bir durumda uzun süre aç susuz kalma ihtimali vardır. İşte oruç bize iki noktada yardımcıdır.

3- Nimetlerin kıymetini oruç ile bilinir.

Nimetin kıymetini bilmek hem dünyevi açıdan hem uhrevi açıdan önem arz eder. Allah bize o kadar çok nimet vermiş ki saysak sonu gelmez. İşte Allah bu nimetlere karşı bizden şükür ister.

Ama insanoğlu gaflet ve cehalet ile nimet vereni unutuyor. İşte nimetlerin kıymetini ve vereni oruç tutarak daha iyi farkına varırız. Belki oruç farz olmamış olsa birçok kimse tutmayacak nimetlerin farkına varmayacak ve gaflette kalacaktı. Dünyevi olarak da nimetlerin farkına varmak sosyoloji ve psikolojik olarak incelenmektedir.

4- Oruç şefkat ve merhameti geliştirir.

Oruç tutmak ile yani aç, susuz kalarak nimetlerden mahrum kalmak ile o nimetlerden mahrum kardeşlerimizin durumunu daha iyi kavrarız. Atalarımız aç açın halini daha iyi anlar. Tok olsa herkesi kendi gibi bilecek. İşte oruç ile madem ihtiyaç sahiplerini daha iyi anlarız. Bunun arkasından o durumda olanlara yardım etme hissi, merhamet ve şefkat hissi ziyadeleşir.

Hem memleketimizde ve İslam dünyasında birçok Müslüman maalesef açlık ve susuzluk içindedirler. Bu ağır imtihanda ki müminleri oruç ile daha iyi anlar ve onlara şefkat ve merhametle yardım ederiz.

5- Oruç Allah’ın bizi af etmesine vesiledir.

Allah’ın rahmetindendir ki hayırlı her amelin karşılığı katlanarak verilir. Bu husus hadisin ifadesiyle en az 10 mislidir. Bu katlanma 700-1000 katına kadar çıkar. Mübarek yerler ve zamanlarda bu katlanma çok daha artar.

Lakin oruç denilse işin rengi değişir. Bir hadis-i kutsi şöyledir.“Oruç ibadeti başkadır. Zira o sırf benim için tutmuştur. Onun mükafatını da (dilediğim gibi) ben vereceğim. Kulum, benim için şehvetini (isteklerini) yiyeceğini terk etti.” (Buhari)

İşte Ramazan orucunu samimi olarak tutan kişinin inşallah günahlarından kurtulmuş ve arınmış olur. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Kim faziletine inanır ve mükafatını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari) diyerek bu hakikate işaret etmiştir. Dolayısıyla Allah’ın rahmetini ve mağfiretini affını istiyorsak oruç tutmalıyız.

6- Kıyamet günü şefaatçi isteyen oruç tutsun

Kıyamet öyle dehşetli ki bu dehşeti bilmeyen yoktur. O dehşet zamanı kendisine şefaatçi isteyen oruç tutsun. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuş “Oruç ile Kuran kıyamet zamanı kula şefaat edecek ve şöyle diyecekler. Oruç: “Ey Rabbim! Ben o kulunu gündüzleri yemek ve şehvetten men ettim. Onun için beni, onun hakkında şefaatçi kıl” Kuran: “Ben onu geceleri uykusuz bıraktım. Beni de onun hakkında şefaatçi kıl.” diyecekler. Böylece 2si de (o kula) şefaat edeceklerdir.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II/174)

7- Oruç, rızkı bereketlendirir.

Rahmet ve bereket denildiğinde ilk aklımıza Ramazan ayı gelir. Nitekim bir hadis-i şerifte “Bereket ayı olan Ramazan ayı geldi. Allah Teala (c.c.) o ayda size zenginlik ve rahmet indirir. Sizin hata ve günahlarınızı bağışlar, dualarınızı kabul eder. Allah (c.c.) sizin amellerinize bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder. Madem öyle Allah katında hayırlı olmaya bakın ve hayır işleyin. Hakikaten en bedbaht olan kimse, Allah’ın (c.c.) rahmetinden mahrum kalandır.” (Teberani) Madem öyle bereket isteyen oruçlu olsun.

8- Oruç ile sosyal hayatta bir denge oluşur.

Toplumlardaki huzursuzlukların bir nedeni de ekonomik denge olmaması ve birinde olanın diğerlerinde olmamasıdır. İşte bu ibadet ile insan aczini idrak eder hırsları azalır.

Sosyal hayat olarak oruca baktığımızda zengin kimselerin aç kalmakla ihtiyaç sahiplerini daha iyi anladığı, bu ayın bereketi ile onlara dahi anladığı ve onlara çok yardım ettiği ortadır. Bu hal dayanışma ve birlik ve beraberliği arttırır. Orucun sosyal ve toplumsal katkısı yadsınamaz bir gerçektir.

9- Oruç tut sıhhat bul

İnsanlık gereği çalışırız ve dinlenmeye ihtiyacımız vardır. Genel olarak azalarımız bir şekilde dinlenirken midemizin dinlenemediği ortadadır. Hatta oruç olmasa birçok kimse kendi isteği hele nefsini yenerek yememesi zordur. Yani mide hep çalışmak zorunda kalır.

Dinimizin 5 şartından biri olan oruç ise tam şifadır. Bugün Avrupa ve Amerika’da araştırma yapan doktorlar, uzmanlar hastalarına oruç tutmalarını tavsiye ediyor. Neden? Çünkü oruçla ile vücudumuzda biriken toksinler, yağlar, atıklar vücuttan dışarı atılır. Midemiz ve vücudumuz yeni yemeklerle değil bunlarla uğraşır.

Zekat vermek nasıl malı temizler oruç dahi bedeni temizler. Nasıl zekat vermek ile mal çoğalır öylede beden dahi oruçla bedeni temizler sıhhat bulur. Yani sıhhati ziyadeleşir. Bir hadisi şerifte “Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur.”(Teberani) buyrulması bu hakikate ifade eder.

10- Ahlakını güzelleştirmek isteyen oruç tutsun

Ramazan ayını tam olarak değerlendirsek yani sadece midemizle değil tüm azalarımızla orucu tutsak yani el, dil, göz, kulak ve ayağı ile de oruç tutsak o zaman işleyebileceği günahlardan kendini tam muhafaza etmiş olur.

Böyle olduğunda görüyoruz ki oruçlu biri cimrilikten, fesattan, dedikodudan sakınıyor. Kibirli olmaktan, gururdan, gösterişten ve bencillikten uzak durur. Nefsinin şehvetinin isteklerine karşı gelir. Hukuka hakka riayet eder. O zaman güzel ahlak dediğimiz şey bu değil midir?

Bu hakikate işaret eden bir hadisi şerifte “Kim yalan lafı (yalan, gıybet, dedikodu vb yani günah sözleri) ve onunla ameli terk etmezse, (bilsin ki) onun yeyip içmesini bırakmasına Allah Teâlâ’nın ihtiyacı yoktur.” denilmiştir. (Buhari)

11- Oruç, insana kendini denetleme fırsatı verir.

Günümüzde öz denetim denilir yani isteklerimiz ve ihtiyaçlarımız arasında denge kurmak, kararı iyi ve güzel olandan yana kullanmak. Ramazan ayında her şey elinin altında istediğini yiyebilecekken, içebilecekken yalnızca Allah’ın rızası için iradesiyle onları yemez ve içmez. İşte bu müthiş bir irade eğitimidir. Çünkü yapabilecekken yapmaz. Hele böyle çevresinin de bu şekilde olması toplumsal mensubiyet duygusunu arttırır ve psikolojik olarak rahatlık verir.

12- Orucun kötü ahlaktan ve hüsnü ahlaka tesiri

Maalesef kötü ahlak dediğimiz sigara, içki, kumar vb şeyler hem kişileri hem toplumu zehirliyor. Hem görüyoruz hem şahit oluyoruz ki bir çok kişi bu ayda bu tür kötü alışkanlıkları ya bırakıyor ya azaltıyor.

Kendine başına kalsa belki oruç olmasa o kötü şeyleri bırakmak veya azaltmak zor gelecek.  Bir irade ortaya koymakta zorlanacak. İşte oruç ile şahsi ve umumi olarak herkesin birlikte tutması ona bir teşviktir. Sadece böyle kalmaz hem namaz, Kuran ile güzel amellere başlama fırsatı bulur.

Hem oruç ile ruhun beden üzerindeki hakimiyeti kuvvet bulur. Yine düşünce ve his olarak bir inkişaf, stres ve gerginliklerin uzak kaldıkları ortadır. İşte böyle bir zamanda az bir çaba ile iyilik ve hüsnü ahlakın yerleşmesi ve meleke haline gelmesi elbette mümkündür.

Evet, orucun o kadar çok faydaları ve hikmetleri var ki saymakla bitmez.  Ancak dikkat edelim ki orucun ve bütün ibadetlerin fayda ve hikmetleri bize teşviktir. Biz ibadetleri sadece rızayı ilahi için yapmalıyız. Diğer bütün fayda ve hikmetler, sonradan gelir.

Pek çok hikmet ve sırları üzerinde bulunduran bu mübarek ayda herkese tam manada iyilik, hayr, güzellik ve bağışlanmalar diliyorum. Selam ve dua ile.

Osmanlıcayı kolayca öğrenmek isterseniz burayı tıklayınız.

Somuncu Baba kimdir? okumak isterseniz burayı tıklayınız.

Artsın eksilmesin yemek duasını öğrenmek ve okumak için burayı tıklayınız.


Leave a Response