Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

Nasıl Bir Allah’a İman Ediyoruz?

0 29

Nasıl Bir Allah’a İman Ediyoruz? Allah’a iman nedir, nasıl olmalıdır? Dinimiz bize bu konuda ne diyor? sorularının cevaplarına bu yazımızda yer verdik.

Nasıl Bir Allah’a İman Ediyoruz? aslında güzel ve bir o kadar bilinmesi gereken bir konudur. Zira biz Müslümanların şuurlu olması ve imanın taklidi değil tahkiki olması iktiza eder.

Bu bağlamda mümin; Allah’a iman eden insandır lakin Allah Teâlâ’ya iman, sadece iman ettik diye bitirilecek bir cümle değildir. Hangi Allah’a nasıl iman ediyoruz? Nasıl bir Allah’a imandan bahsediyoruz? oldukça önemlidir.

Nasıl Bir Allah’a İman

Nasıl bir Allah'aBütün Kainatı yoktan var eden, onu her şeyi ile idare eden, kendisine ibadet edilen, tek ve en yüce varlık olan Allah’a iman etmek, iman esaslarının birincisi ve temelidir. Bütün ilahi dinlerde Allah’ın varlığına iman esastır. Zira inanca ait tüm esaslar Allah’a iman ve O’nun birliği esasına dayanır.

Yüce Kitabımız Kuran’da İbrahim suresi 52. ayette Allah Teala şöyle buyurur “Bu Kur’an, onunla uyarılsınlar ve tek bir ilâh bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir.”

Nasıl bir Allah’a iman dediğimiz vakit kendisine ibadet edilen zatın bütün isimlerini içinde barındıran özel bir isim aklımıza gelir. Hem Allah’ın varlığı zorunludur ve bütün övgülere layık yüce varlığın ismidir.

Allah’ın varlığı vaciptir yani zorunlu olup yokluğu düşünülemez. Yani var olmak için başka bir varlığın desteğine asla muhtaç değildir. Hem o mükemmellik ve yücelik ifade eden isim ve sıfatlarla kamil manada sahiptir. Asla noksan sıfatları olmaz.

Allah’a İman Nasıl Olmalıdır?

  • Yüce Allah vardır ve tektir.
  • Kainatı ve içindeki her şeyi yaratan, yaşatan O’dur.
İlginizi Çekebilir
Nazar Belirtileri Nelerdir ?
  • Allah’ın varlığının ne başlangıcı ve ne de sonu yoktur.
  • O, hiçbir yarattığına benzemediği gibi ne de yaratılmışlar O’na benzer.
  • O var olmak için bir başkasına muhtaç olmadığı gibi aksine her şey ona muhtaçtır.
  • Hiçbir organ ve vasıtaya ihtiyaç olmaksızın her şeyi bilir, işitir, görür. Onun için asla bir mekan söz konusu olamaz.
  • Mutlak olarak hayat sahibidir, mutlak olarak güç ve kuvvet sahibidir, mutlak olarak irade sahibidir. Bir şey dilediği vakit, o şeye “Ol!” der, o şey de hemen oluverir.
  • Herhangi bir sese ve harfe ihtiyaç olmaksızın söz söyler.
  • Kendisine İman eden kullarına rahmet ve şefkat eden olup tövbeleri kabul edendir. Yarattığı her mahlukun rızkını verendir.
  • Peygamberleri aracılığıyla insanlara kitaplar göndermiş ve emir ve yasaklarını bildirmiştir.

Allah’a İman Etmek

Bakınız Mekkeli müşriklerde ez azından ‘Allah’ azda olsa inancı vardı! Peki, buna rağmen neden Allah onlara peygamber göndermiş? O müşriklerin kafalarında nasıl bir Allah’a iman inancı vardı?

Onlar yegane ve Tek olan Allah’a putlarla ortak koşuyorlardı. Demek ki mesele Allah’a iman akidesini bozmaktı O’nun varlığını kabul etmesine rağmen O’na ortak koşmaktı. Zaten şirk affı olmayan en büyük günah değil midir? O vakit Allah biridir şeriki ve ortağı olamaz.

Allah sadece yaratıcı ve isimleri olan değildir. Aynı zamanda hayat düzenleyicisi ve devam ettirenidir. Hayata ait ne varsa onu verendir. O halde hayata ait yaşama ait ölçüyü kayan, amelleri kabul eden, haramı helali belirleyen yani hayatın her alanında hükmü ve iradesi bulunandır.

Madem öyledir bu hayattan ve bizden istekleri olan ve bunu Peygamberleri vasıtasıyla bildiren Allah’ı razı etmek en büyük gayemiz olmalı. Sadece Allah’ı isim olarak bilmek değil hayatı idame ettiren ve hayatın içinde olan olarak bilmek.

İlginizi Çekebilir
Öldükten Sonra Bile Sevap Kazandıran Ameller ( Sadkaı Cariye - İlim ve Hayırlı Evlat)

Nasıl bir Allah'aDeizim saçmalığı neydi Haşa Allah kainatı yarattı sonra geri çekildi. Biz Müslümanlar nasıl bir Allah’a iman ederiz İşte Allah, her daim zamana ve zemine hükmeder. Hiçbir zerre ve an, onun iradesinden bağımsız hareket edemez. Bir yaprağın hareketi ondan izinsiz olamaz. Tesadüf asla yoktur.

Yani haşa Rabbimiz, bizleri yaratıp göğe çekilmemiştir. O bize şah damarımızdan daha yakındır. Bizler yapıp ettiklerimizi görmeyen bir İlaha değil, karanlık bir gecede simsiyah bir yerde dahi olsa işiten, gören bilen bir Allah’a inanıyoruz.

Bizler, kötü sözlerimi hareketlerimiz bilmeyen bir Rabbe değil, tam tersine birbirimizin kulaklarına, elimizi ağzımıza siper ederek fısıldadıklarımızı dahi işiten, en gizli sırlarımızdan haberdar olan hatta kalbimizden aklımızdan geçenleri dahi bilen bir Allah’a iman ediyoruz.

Allah’ın Celali olan yani haşyet korku veren isimleri ile gönülleri ümitle, sürurla ve sefayla dolduran isimleri şuurlu bir Müslümanda dengede olur biz buna havf (korku) ve reca (ümit) arasında olmak diyoruz.  Yani tatlı bir korku ve daima bir ümit içinde olmak.

İnsan oğlu şu dünyaya Allah’ı tanımak ve bilmek için gönderilmiştir. Yoksa şu dünyanın içinde zevki sefa için değil öyle ise bizler imanımız ile Allah’ı tanıyalım ve ibadetlerimiz ile kendimizi sevdirelim vesselam.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.