Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

Mevlana’nın Yedi Öğüdü ve Manası

0 52

Değerli kardeşlerim bu yazımızda Hazreti Mevlana’nın Yedi Öğüdü ve Manası nı konu alacağız. Taktir edersiniz ki Hazreti Mevlana kendini Allah yoluna adamış önemli bir zattır. Yaşantısı ve eserleri ile insanlığa ışık olmuş, madde ve mana olayını çözmüş bir kimse olan Hazreti Mevlana öğütleri ile de insanlara yol gösterip ışık olmuştur. Mevlana’nın Yedi Öğüdü ve Manası konusunu işlemeden önce Hazreti Mevlana kimdir onu bilelim sevgili dostlar.

Hazreti Mevlana kimdir?

Mevlana miladi takvime göre 30 Eylül 1207 yılında Afganistan’da içinde yer alan Horasan ülkesinin Belh şehrinde doğmuştur. Gerçek adı Celaleddin Muhammed’dir. Annesi Mümine Hatun, babası ise “Sultanü’l-ulema” yani “Alimler Sultanı” olarak tanınan Bahaeddin Veled’dir.

Hazreti Mevlana siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol İstilası nedeniyle ailesiyle beraber Belh’ şehrinden ayrılmak zorunda kaldı ve Anadoluya geldi. Hazreti Mevlana 1225 yılında Gevher Hatun ile evlendi. Mevlananın bu evlilikten Bahaeddin Muhammed (Sultan Veled) ve Alâeddin Çelebi ismini verdiği iki oğlu oldu. Mevlana Hazretleri ilk eşi Gevher Hatun’un ölümünden sonra Kira Hatun’la evlendi.

Mevlana Hazretleri yedi sene Karaman’da ikamet ettikten sonra Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın davetine icabet ederek 1228 yılında Konya’ya geldi ve buraya yerleşti. Sultan kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi’ni ikametlerine tahsis buyurdular.

Mevlana’nın Yedi Öğüdü

Mevlana’nın Yedi Öğüdü ve Manası

Hazreti Mevlana’nın yedi öğüdü aşağıdaki gibidir:

  1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
  2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
  3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
  4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
  5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
  6. Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
  7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol

Cömertlik : Eldeki imkânları meşrû ölçüler içinde, gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunma eğilimi demektir. Mevlana bu öğüdünde yardımın ve cömertliğin önemine vurgu yapmıştır. Cömertlik sadece para ile yada maddi bir şeyle olmaz sevgide tebessümde saygıda da cömert olmak gerekir.

2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

Şevkat kelime anlamı olarak acıma, sevecenlik, esirgeme manasına gelir. Merhamet ise acımak şevkat göstermek demektir. Mevlana ise güneşin her yeri aydınlatması gibi çokça merhametli olmamızı öğütlemiş mum gibi az ve kısık ışık veren bir nesne gibi olmamamızı, merhametimizle dünyayı aydınlatan güneş gibi olmamızı istemiştir.

3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

Gece nasıl karanlıkta kusurlar örtülüyorsa dağların tepelerin engebesi görülmüyorsa başkalarının da ayıbının görülmemesi gerekir. Ve biz başkalarının kusurunu örtüp onları mahçup etmemeliyiz.

4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

Kişi hiddetlendiği zaman gözü birşey görmez ve belki hiç kıramayacağı kalpleri bile kırar. Hazreti Mevlana da bu öğütte hiddetle hareket etmememiz gerektiğini söylemiş ve bu sakinliği ölüme benzetmiştir. Kişi nasıl ölüm geldiğinde kurumuş bir dal gibi hareketsiz kalıyorsa hiddet anında da kişi ölü gibi olmalıdır.

5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol

Tevazu kelime olarak “yalınlık” demektir. Kişi rütbesi mevkisi makamı ne olursa olsun topraktan geldiğini toprak olduğunu unutmamalıdır. Ve ona göre davranmalıdır. Makamı ve mevkisi ile kendini üstün görüp insişeytan olmamalıdır.

6. Hoşgörülülükte deniz gibi ol

Hoşgörü : Kendine aykırı gelse de her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiğince hoş görme durumu demektir. Mevlana hoşgörülü olmayı deniz gibi engin ve geniş olmaya benzetmiştir.

7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

Hazreti Mevlana yaşarken rol yapmaya, farklı kişiliklere, farklı huylara, farklı zaman ve farklı mekanlarda farklı farklı karakterlere bürünmeye gerek yok her zaman ve her durumda iki yüzlülükten uzak durulmalı ve nasıl bir insansak öyle görünmeliyiz. Kişi kendi özelliklerini kendi huylarını örtmek için maske takmamalı gerçekte nasılsa öyle davranıp olaya zamana ve duruma göre farklı davranmamalı farklı yaşanmamalılıdır.

Mevlana’nın Eserleri

Mesnevî:

Yaklaşık olarak 26 bin beyit içeren altı ciltten oluşan bir eserdir. Bu eserin içinde yaratılmış her şeyle ilgili çeşitli konunun ele alındığı, ayetler ve hadislere dayanılarak anlatılan hikâyeler, fıkralar, atasözleri ve bunlardan çıkarılacak dersler vardır.

Divân-ı Kebir:

Mesnevi’den daha evvel yazılmaya başlanan Dîvân-ı Kebîr’de Hazreti Mevlâna’nın değisik zamanlarda söylediği gazel, terkibi bent, rubailerini barındıran ve şiirlerinin söylendiği vezinlerine göre tanzim edilmiş, yaklaşık olarak 40 bin beyit içeren yirmi bir küçük divan ile birlikte rubailer divanından oluşmuştur.

Fih-i Ma-Fih:

Kelime anlamı olarak “içindeki içindedir” anlamını taşıyan bu eser Hazreti Mevlana’nın sohbetlerini içerir.

Mecalis-i Seb’a:

Anlamca “Yedi Meclis” anlamına gelen bu eser, adından da anlaşılacağı gibi Hazreti Mevlana’nın yedi vaazını içermektedir.

Mektubat:


Hazreti Mevlana’nın oğlu Sultan Veled dâhil hısım, akraba, dost, emir ve vezirlere yazdığı 147 (yüz kırk yedi) adet mektubu içerir.

Selam ve dua ile sağlıcakla kalın dostlarım….

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.