Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

Hz. Muhammedin Doğruluğu ve Güvenilir Kişiliği

0 48

Hz. Muhammedin doğruluğu ve güvenilir kişiliği ile peygamberlik müessesesinin arasında nasıl bir ilişki bulunmakta bu konuda sizlere kısaca bilgiler vereceğiz inşallah

Hz. Muhammedin doğruluğu ve güvenilir kişiliği dediğimiz zaman risaletin en önemli konularından biri akla gelir. Zira güvenilirliği olmayan birinin söyleyeceklerinin karşılığı olmaz hem tesiri olmaz.

Doğruluk ve Güvenilirlik

Peygamberler insanlara tebliğ vazifesi ile gönderilirler bu görevlerini yapabilmeleri için de bazı özelliklere sahip olması iktiza eder. Nedir bunlar doğru olmak, güvenilirlik, emaneti korumak, akıllı ve zeki olmak, günaha girmemek, Allah’ın (c.c.) emirlerini olduğu gibi insanlara ulaştırmaktır.

Doğruluk demek sıdk ile ifade edilir yani dürüst olmak, aldatmamak, kendi aleyhine dahi olsa her vakit doğruyu söylemek manasındadır.

İşte Peygamberler, sahip oldukları bu hususiyetlerle insanlar için en güzel örnek olmuşlar. Hz. Muhammed (s.a.v.) de diğer peygamberler gibi üstün ve eşsiz ahlaki huylarıyla insanlara en güzel bir şekilde örnek olmuştur.

Doğru olmak ve güvenilirlik ise tüm peygamberlerin ortak davranışıdır. Bu güzel huy ile kendilerine verilen tebliğ vazifesi tam olarak gerçekleşir. Bununla hilesiz yalansız etkili bir tebliğ ortaya çıkar.

Hz. Muhammedin doğruluğu dediğimiz vakit ilk akla gelen doğru olmak ve güvenilirliktir. Bu o kadar bariz bir konu idi ki  düşmanları tarafından dahi tasdik edilmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlığın kurtuluşu için gönderilmiş son peygamberdir. Yüce Allah yine onla beraber son ilahi kitap olan Kur’an-ı Kerim’i onun vasıtasıyla insanlara bildirmiştir.

Dolayısıyla Kur’an’ın ilk muhatabı Hz. Peygamber (s.a.v.) olmuş ve onu en iyi şekilde yaşayarak hem açıklamış hem örnek olmuştur.

Güzel Ahlakı

Bu konuda Yüce kitabımız “Ant olsun, Allah’ın Resulünde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” diyerek bu hususiyeti teyit etmiştir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) güzel ahlakı ve örnek olması Kur’an-ı Kerim’de “üsve-i hasene (güzel örnek)” olarak tabir edilir.

İlginizi Çekebilir
Peygamber Efendimiz (s.a.v) Mümin Kişiyi Anlatıyor

Nedir üsvei hasene en güzel ahlak, en güzel örnek ve en güzel rol model olmaktır. İşte bunun dost düşman binlerce şahidi vardır.

Hz. Muhammed (sav) kesinlikle yalandan hoşlanmazdı ve yalancıları d ahiç sevmezdi. Şaka dahi olsa yalanı hoş karşılamazdı. Şayet birine söz verirse o sözü mutlaka yerine getirir ve sözünde durur idi.

Ondandır ki Hz. Muhammed’in (sav) bu tutum ve güzel davranışları karşısında onu  görenlerin çoğu ondan ayrılmıyor ve yaşantısını görenler ona hayran kalıyorlardı. Bu doğruluk ve güzel ahlaktan dolayıdır ki hak ve doğru yolu gösteren dinimiz kısa bir zamanda hem orada hem dünyada hızla büyüyerek evrensel bir din haline gelmiştir.

Bunun en büyük nedeni elbette Hz. Muhammed (sav) bizatihi kendisinin doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmadığı gibi insanların kurtuluşunun da doğrulukta olduğunu bize haber ederek dürüst olanların kıyamet vaktinde peygamberlerle olacağını bildirmiştir.

Hz. Muhammedin Doğruluğu

Hz. Peygamber hayatının hiçbir döneminde doğruluktan ayrılmamıştır. Onu her daim izleyen düşmanları yani müşrikler o bir yalancıdır diye asla bir ifadeleri yoktur.

Örnek mi Hz. Muhammed (s.a.v), Safa tepesinde Mekkelileri tebliğ için bir araya toplamış ve onalar demiş ki “Şu vadinin arkasında size saldırmak isteyen düşman askerleri var desem inanır mısınız?” onlar hep birden, “Evet, inanırız… senin bugüne kadar hiç yalan söylediğinin vaki olmamıştır, hiç görmedik…” demişler.

İşte hicret olmadan evvel kendi yatağına bıraktığı ve Hz Ali’ye verdiği emanetler kimindi? Müşriklerindi yani onlar kendi ailelerine güvenmemiş lakin Allah Resulune (sav) güvenmişlerdi. İlginç değil mi?

Hz. Muhammedin doğruluğu için o toplum içindeki vasfı ne idi? El Emin yani güvenilir kişi değil miydi? Bu vasfı ona o zamanın toplumunun genel iradesi ile vermişlerdi. Bu vasfı hayatının hiçbir dönemimde değişmemiştir.

En büyük düşmanlarından biri olan Ebu Cehil dahi peygamberimizin doğruluğunu tasdik ediyordu. Müşriklerin ileri gelenlerinden olan Haris b. Amir de şöyle diyor.  “Ey Muhammed, Vallahi sen bize hiç yalan söylemedin, lakin biz sana tabi olursak yerimizden olacağız, bunun için iman etmiyoruz.”

İlginizi Çekebilir
Hazreti İbrahim Kısaca Kimdir?

Bakınız hayatından asırlar sonra gelen bir Fransız dahi diyor ki ne derseniz deyin ama yalancı demeyin zira ben yıllarca araştırdım ama bulamadım diyor. Bir hakikat ki ne onun döneminde yaşayan düşmanları olsun ne de sonraki gelenler asla onun doğruluğuna ve dürüstlüğüne bir şey diyememişler.

Dikkat ettik mi düşmanları diyoruz sevdikleri muhabbetle demeleri doğaldır ama düşmanları bunu ifade ediyorlarsa bu büyük bir delildir ki asırlar bunun şahitleri ile doludur.

Peygamberimize (sav) insanların hayırlısı kim diye sual edildiğinde “Her temiz kalpli ve doğru sözlü olanlardır” buyurmuşlardır. Evet dinimizin esası güzel ahlak ve doğruluktur. Bu hakikati yaşayanlardan ve temsil edenlerden olmayı Allah bizlere nasip etsin inşallah.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.