GenelPeygamberlere İman

Hazreti İbrahim kısaca kimdir?

Hazreti İbrahim kısaca
Hazreti İbrahim kısaca kimdir?

Hazreti İbrahim kısaca kimdir onu anlatacağız inşallah.. Hz. İbrahim (a.s) Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)’in  dedelerindendir. Yüce Rabbimiz Hazreti İbrahim’e Halil’im (dostum) buyurduğu için ona Halilullah veya Halilurrahman denilirdi.

Hazreti İbrahim kısaca anlatmak istedik yoksa elbette çok şeyler yazılabilir. İbrahim Aleyhisselam Musa aleyhisselamdan sonra kur’an-ı Kerim’de  ismi  en çok zikredilen peygamberdir. İbrahim Aleyhisselam keldani kavmine peygamber olarak gönderildi.

Babası Mümin olan Taha ruh annesinin adı Emile’dir. Annesi hamileyken babası vefat edince kavmindeki adet gereği annesi, amcası Azer ile evlenmiştir. Amcası olan Azer putperest idi. Put yapıp satarak geçinirdi.

Hazreti İbrahim kısaca kimdir?

Küçük yaşlardan itibaren aklıyla Allah’ın varlığını kavradı. Çok zeki bir insandı. O her zaman putlara karşı gelmiş, bir ve tek olan Allah’a iman etmiştir. Yaşadığı dönemde hükümdar olan, zalim Nemrut, insanları kendine ve putlara taptırıyordu.

Nemrut bir gün bir rüya gördü. Rüyasını sihirbazlarına ve kahinlerine tabir ettirdi. Kahinler ve  sihirbazlar yeni doğan bir erkek çocuk senin sonunu getirecek dediler. Bunun üzerine Nemrut, yeni doğan bütün çocukların öldürülmesini emretti.

Hz İbrahim’in annesi onu korumak için bir mağarada dünyaya getirdi. Herkesten gizli orada da büyüttü. İbrahim Aleyhisselam’a peygamberlik geldiğinde kendisine 10 sayfa suhuf indirildi. İnsanlara tebliğ vazifesi yapan İbrahim Aleyhisselam çok cömert izzet ve ikram sahibi idi.

Hz İbrahim kavminin Panayır meydanına gittiği bir anda onların taptıkları putları elindeki balta ile kırdı. En büyük putu sağlam bıraktı. Ve elindeki baltayı bir iple onun boynuna astı.

Kavmi geri geldiğinde putların kırılmış olduğunu gördü. “Bunu yapsa yapsa İbrahim yapmıştır” dediler. Çünkü hep onlara karşıydı. Hz İbrahim’i çağırdılar bu taptığımız putları sen mi kırdın? dediler.

Hz İbrahim Aleyhisselam onlara cevaben” aralarında kavga çıkmış olacak, hepsi ben diğerinden üstünüm deyip kavgaya tutuştular. O en büyükleri hepsini kırdı geçirdi. Bakın balta boynunda asılı” dedi.

Nemrut ona Ey İbrahim putlar konuşur mu hiç kavga ederler mi? dedi. Hz İbrahim Aleyhisselam onlara madem bu kendisine bile faydası olmayan putlara niçin inanırsınız? Bakın kendilerini bile savunamıyorlar. Onları kırıp döktüm bana hiçbir şey yapamadılar. Bunlar mı sizin ilahlarınız dedi.

Halbuki benim Rabbim bir ve tek olan yüce Allah’tır dedi. Bu sözleri duyan Nemrut çılgına döndü ve Hz İbrahim’in yakılarak öldürülmesini emretti. Çok büyük bir yerde, çok büyük bir ateş yakılarak, Hz İbrahim’i yakmak için ateş hazırlandı. Ateş okdar büyüktü ki Hz İbrahim’i mancınıkla ateşe fırlatacaklardı.

Hazreti İbrahim’in teslimiyeti

Hz İbrahim Aleyhisselam’ın yanına tam bu sırada Cebrail (a.s.) geldi. Ona sordu bir isteğin var mı ey İbrahim dedi. Hz İbrahim ona Allah beni görürken ben sana ne diyeyim. “Hasbinallahi ve nimel vekil” dedi. Yani Allah bana kefildir o ne güzel vekildir.

Bunun üzerine Rabbimiz ateşe serin ve selametli ol dedi. Ateş Hz İbrahim’i (a.s)’ı yakmadı ve zarar vermedi. Bu olay üzerine Hz İbrahim kendine inananlar ve eşi ile birlikte önce Babil’e sonra da Urfa’nın Harran Bölgesi’ne hicret etti.

Geride kalan putperest Keldan kavmini Yüce Allah bir sivrisinek sürüsü göndererek helak etti. Nemrut kaçtı onu bir sinek takip etti. Burnundan girip kafasının içinde vızıldamaya başladı. Buna dayanamayan Nemrut kafasına vura vura öldü. Yüce Allah’ın bir hikmeti kendini ilah olarak gören Nemrut ufacık bir sinekle helak oldu. Bunda anlayana büyük bir ders vardır.

Hz İbrahim’in oğlu İsmail ile sınanması

Hz İbrahim Aleyhisselam bir oğlum olursa onu Allah’a kurban edeceğim diye söz vermişti. Yüce Allah Hz İbrahim’e bu sözünü hatırlattı. Hazreti İbrahim kısaca tereddüt etmeden bıçağı biledi ve oğlu İsmail’e durumu anlattı.

İsmail Aleyhisselam babacığım Allah’a verilen söz muhakkak tutulmak zorunda benim ellerimi ve ayaklarımı bağla ki işin kolaylaşsın dedi bıçağı İsmail Aleyhisselamın boğazına sürdü ama bıçak kesmedi.

Oradaki Taşa bıçağı vurdu taş ikiye bölündü. Yüce Allah İbrahim Aleyhisselam’ın bu teslimiyetine şahit oldu. Ona bir koç indirerek, koçu kurban etmesini istedi. Hz İbrahim koçu kurban etti ve Rabbimiz Hazreti İsmail’i bağışladı.

 Hz İbrahim’in mesleği

Hz. İbrahim oğlu İsmail ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Bu muazzam yapıyı inşa ettiği için, ona ilk mimar diyebiliriz. Kabe’nin inşasını bitirir bitirmez Cebrail Aleyhisselam gelip Haccın nasıl yapılacağını ona göstermiştir.

Bunun ardından Hz İbrahim ve Oğlu İsmail Hac vazifesini yerine getirmişlerdir. Hz İbrahim Kabe’nin üzerine çıkıp insanları hacca davet etti duvara çıktığı bölgeye Makam-ı İbrahim denilmiştir.

Zemzem suyunun çıkışı
zemzem hikayesi - Hazreti İbrahim kısaca kimdir?
Zem zem suyunun hihayesi

İbrahim Aleyhisselam henüz annesini emmekte olan  oğlu İsmail ile birlikte ilerlerken İbrahim Aleyhisselam onları bir noktada bırakıp gitti. Oralarda yerleşim yeri bulunmuyordu.

Hz Hacer İbrahim Aleyhisselam’ın peşinden gidip neden onları bırakıp gittiğini sordu. Bunun Yüce Allah’ın emri olduğunu anlayan Hz Hacer oğlu İsmail’in yanına gitti. Hz İsmail çok susamıştı ve ağlıyordu.

Hz. İsmail’in (a.s.) ağlamalarına daha fazla dayanamadı ve birilerine görebilmek maksadıyla Safa Tepesine çıktı sağına soluna baktı. Lakin kimseyi göremedi. O vakit Safa ile Merve arasını koşmaya başladı.

En son Merve tepesine çıktığında bir ses işitti ki zemzem kuyusunun yanında Hz. Cebrail’i görmüştü. Cebrail (a.s.) ayağıyla(bir rivayette kandı ile ) yeri kazıyordu. Su görününce Hz. Hacer validemiz buna çok ama çok sevin ve “Dur, dur” anlamına gelen “Zem zem” dedi.

Arkasından su akmasın gitmesin diye önünü kesti ve havuz yaptı. Bir taraftan da su kesilir korkusuyla testisini dolduruyordu. Lakin suyu aldıkça su yerinde kaynıyordu. Testisi doldurup sudan içti ve arkasından Hz. İsmail’i emzirerek onu doyurdu. 

Zemzem Kuyusunun ortaya çıkması bu şekilde olmuştur. Peygamberimiz (a.s.m.) bir hadislerinde bu hali şöyle anlatmıştır. “Allah, İsmail’in annesi Hacer’e rahmet etsin. O, Zemzem’i kendi haline bıraksaydı veya avuçlamasaydı; muhakkak Zemzem akar, bir ırmak olurdu.”

Hazreti ibrahim ve Ahiretin varlığı

Hz. İbrahim ölmüş olan canlıların yeniden nasıl dirileceğini merak etmiş ve bunun nasıl olacağını kendisine gösterilmesi için Allah’t münacaat etmişti..

Allah Teala ise ona Bakara suresi 260. ayette anlatıldığı üzere Yoksa inanmadın mı? İbrahim: Hayır! İnandım, lakin kalbimin mutmain (tatmin ) olması için dedi. Bunun üzerine Allah, Madem öyle dört tane kuş yakalayarak onları yanına al ve sonara onları keserek parçala her bir dağın başına onlardan birer parça koy. Akabinde onları kendine çağır, onalar koşarak sana gelecektir. Bil ki Allah aziz ve hakimdir.

Hakikatende denildiği gibi yaptı ve o kuşlar Hz. İbrahim çağırmasıyla dirilerek onun yanın geldiler. Yani Hazreti İbrahim kısaca yeniden dirilmeyi yani haşri bizatihi görmüş oldu.

Halil İbrahim Bereketi

 Hz. İbrahim’in cömertliği meşhur olmuştur. Tanıdık tanımadık herkese yemek yedirmeyi, ikram etmeyi severdi. Sofrasında misafiri olmadığı zaman da üzülürdü. Bu sebepten Halil İbrahim Sofrası deyimi ve bereketi meşhur olmuştur. Zira bu sofra herkese açık olmakla birlikte, hiç tükenmediği için Halil İbrahim Bereketi denilmiştir.

Hazreti İbrahim ne zaman öldü Türbesi nerededir?

Mukaddes kitabımız Kur’ân’da Hz. İbrahim’in nerede ve ne zaman vefat ettiği geçmemektedir. Lakin diğer dini kaynaklara göre ölüm meleği yaşlı bir kişi hüviyetinde gelmiş, Hz. İbrâhim de ona ikramda bulunmuştur. Fakat onun yaşlılıktan yemek yemeğe mecali yoktur.

Bunun üzerine Hz. İbrahim ona yaşını sordu. Onun kendisinden 2 yaş büyük olduğunu öğrenince onun gibi olmamak için ruhunun alınmasını ister ve ölüm meleği de bu isteği yerine getirir. Vefat ettiğinde 200 yada 175 yaşında olan Hz. İbrahim’in mezarı Hebron’da (Filistin toprakları içinde yer alan El Halil )Sâre’nin yanına defnedilmiştir.

Hazreti İbrahim kısaca anlatmaya çalıştık uzun olsa da vesselam.

Hazreti Musa kısaca kimdir okumak için buraya tıklayınız.


Leave a Response