İslamiyet Dönemindeki Savaşlar

Hayber Fethi – Önemi – Sonuçları ve Anlaşma Şartları

Hayber Fethi Onemi ve Sonuclari - Hayber Fethi - Önemi - Sonuçları ve Anlaşma Şartları

Hayber Şehri Özellikleri

Hayber şehri volkanik bir arazi üzerinde kurulu bir şehirdir. Ayrıca kuvvetli ve sağlam kaleleri ile meşhurdu. Hayber, sekiz muhkem kalesi, verimli arazileri, bol miktarda bağ ve bahçeleri bulunan zengin bir şehirdi.Yüz ölçümü olarak ise, Şam yolu üzerinde Medine’nin kuzeybatısına düşüyor ve uzaklığı yaklaşık 170 kilometreyi buluyordu.

Hayber Fethi’ne Çıkılmasının Nedenleri

-Yahudilerin adeta merkezi olan Hayber şehri Müslümanlık için tehdit teşkil etmeye başlamışlardı.

-Yahudiler, Mekke’li Müşrikleri destekleyerek Müslümanlara saldırmalarını sağlıyorlar aynı zamanda ellerine geçen her fırsatta İslam dinini ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i aşağılayıp küçük düşürücü sözler söylüyorlardı.

-Mekke’li müşrikler ile yaptıkları anlaşma gereği, Müslümanlar kendilerine saldırırlarsa Müşrikler Medine’ye saldıracaklardı. Aynı şekilde Müslümanlar Mekke’ye saldırırlarsa kendileri Medine’ye saldıracaklardı. Ama Hudeybiye Antlaşması ile bu ortaklıkları bozulmuş oldu.

Hayber Fethi Kısa Özeti

Çarpışma, Yahudilerin toplandıkları Natat Kalesi’nden mücahitlerin üze­ri­ne ok atılmasıyla başladı. İslam ordusu da Natat önünde karargahını kur­muş­tu.

İlk gün böyle geçti. Bu arada kalelerden atılan oklarla elli kadar mücahit ya­ralandı.

İkinci gün, Resûl-i Ekrem Efendimizin emriyle, İslam ordusu, karargâhını Recî’ mevkiine nakletti. Böylece, yakınlarındaki evlerden gelebilecek tehlikeler­den mücahit­ler korunduğu gibi, konmuş oldukları ilk yerdeki bataklıktan da uzak kalmış oluyorlardı.

Peygamber Efendimiz ve mücahitler, her sabah silahlanarak Na­tat Ka­le­si’nin üst taraflarına geliyor, akşama ka­dar Yahudilerle çarpışıyor, akşamle­yin ise tekrar Recî’e dönüyorlardı.

Hz. Ali (r.a)’nin Hayber Fethi’ndeki Önemi

Fetih yaklaşık 2 haftadır sürüyordu ama bir sonu. Alınamamıştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v) rahatsız olduğu için sancağı önce Hz. Ebubekir (r.a)’a daha sonra Hz. Ömer (r.a)’a vermişti ama fetih bir türlü gerçekleşmiyordu.

Peygamber Efendimiz(s.a.v) bir gün;

– “Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki Allah ve Resûlü onu sever, o da Allah ve Resulünü sever. Allah, onun eliyle fethi gerçekleştirecektir” buyurdu.

Her bir mücahit, aynı arzu, aynı heyecan, aynı ulvî duy­gular içinde merakla bekleşirken, sabah namazından sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sancağın ge­tirilmesini emretti. Sancak derhal getirildi. Artık bütün dikkatli bakışlar Peygamber Efendimiz (s.a.v) mübarek elinde bulunan sancağın üzerinde, kulaklar ise mübarek ağız­larından çıkacak ve fâtihi belirleyecek söze pür dikkat kesilmişti. Bu merak ve heyecan dolu manzara arasından Peygamber Efendimiz (s.a.v);

-“Ali nerede?” diye sordu.

Artık fatih belli olmuştu.

Gariptir ki o sırada Hz. Ali (r.a) gözlerinden rahatsızdı.

-“Yâ Re­sû­lal­lah, onun gözleri ağrıyor” dediler.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buna rağmen;

-“Olsun! Çağırın, gelsin!” buyurdu.

Haberi alan Hz. Ali (r.a), derhal huzura çıkıp geldi. Ağrıyan göz­leri Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in duası ve Allah’ın izni ile şifa buldu.

Peygamber Efendimiz  (s.a.v) ayrıca onun için;

-“Allah’ım! Sıcağın soğuğun sıkıntısını bundan gider!” diyerek de dua etti.

Hz. Ali (r.a) karşısına çıkan düşmanları bir bir düşürerek fethi Allah’ın izni ile gerçekleştiriyordu.

Hayber Fethi Önemi ve Sonuçları

  • Şam ticaret yolunun kontrolü ve güvenliği kesin olarak Müslümanların eline geçti,
  • Yahudi sorunu çözüldü,
  • Müslümanların ilk saldırı savaşıdır,
  • Hayber, Müslümanların ilk fethettiği yerdir ve böylece İslam Devleti fetih politikası başlamıştır.

Hayber Fethi Sonucu Yapılan Anlaşma ve Şartları

  • Fetih esnasında Müslümanlarla çarpışan Yahudilerin kanları dökülmeyecek,
  • Hayber’i terkeden Yahudiler, yanlarında sadece çocuklarını ve bir deve yükü lüzumlu ev eşyalarını götürebilecek.
  • Geri kalan taşınan ve taşınamayan malların hepsi, zırh, kılıç, kalkan, yay, ok gibi bütün silahlar, üzerlerindeki elbiseden başka giyeceklerin tamamı; kumaşlar, altınlar ve ayrıca hazineler, at, deve, koyun gibi bütün hayvanlar, ne varsa hepsi Müslümanlara kalacak.
  • Müslümanlara bırakılması gereken herhangi bir şey, hiç bir suretle gizlenmeyecek. Gizleyenler, Allah-ü Teâlâ ve Resulünün emanından ve himayesinden dışarda bırakılacak.

Leave a Response