GenelPeygamberlere İman

Davut peygamber kısaca kimdir?

Davut peygamber
Davut peygamber kimdir

Davut peygamber Süleyman peygamberin babasıdır. Yüce Allah tarafından kendisine Zebur Kutsal kitabı verildi. Davut Aleyhisselam Kudüs’te doğmuş orada yaşamıştır.

Davut peygamber adı yüce kitabımız kur’an-ı Kerim’de 16 kez ismi geçmektedir. Davut Aleyhisselam’ın sesi çok güzel ve tesirli idi. Onun sesini dinleyenler etkisinde kalırdı.

Yüce Allah israiloğullarına Hz Musa’dan sonra birçok peygamber gönderdi. Onlarda Tevrat’ın kaidelerine uyarak insanları iyiliğe ve kurtuluşa çağırdılar. Fakat İsrailoğulları Tevrat kitabının kaidelerine de değiştirdiler. İyice azgınlaşan israiloğullarına Yüce Rabbimiz Davut Aleyhisselam’ı gönderdi. Ve ona Kutsal Kitap Zebur’u verdi.

Yüce Rabbimiz onlara Bela olarak hükümdar Calutu gönderdi. Calut israiloğulları’nı vatanından sürdü çıkardı. Calut’un ölümünden sonra Davut Aleyhisselam israiloğullarının hükümdarı oldu. Davut Aleyhisselam insanları Allah’ın dinine davet etti.

Onlara Allah’ın emir ve yasaklarını anlattı. Çok adaletli bir liderdi. Suriye Filistin Halep, Nusaybin, Ermenistan’ı fethetti. Kudüs’ü başkent yaptı. Mescid-i Aksa’nın inşaatını başlatan Davut Aleyhisselam Mescid-i Aksa’nın bitirilmesini oğlu Süleyman Aleyhisselâma Vasiyet etmiştir.

Davut peygamber gündüzleri oruç tutar, geceleri çokça namaz kılardı. Gecenin üçte birini uykuda geçirirdi. Davut orucu denilen bir gün oruç tutar bir gün tutmazdı. Yüce Allah dağları taşları ve kuşları Hz Davut’un Emrine vermişti.

Davut peygamber güzel sesi ile Zebur’u okumaya başladığında Kuşlar ona eşlik ederlerdi. Davut Aleyhisselam demircilerin piridir. O demiri insanlara öğretmek için ateşle ve çekiçle şekillendirirdi. Fakat mucize olarak yüce Allah ona Demir’i soğukken de eliyle şekillendirebilmesine izin vermişti.

Zırh yapar devlet hazinesinden yardım almadan el emeği ile geçinirdi. Bu hükümdar peygamber 100 yaşında vefat etmiştir.

Davud Aleyhisselam’ın Eşi

Davut Aleyhisselam’ın eşi bir gün kendisine benim senin üzerinde olan haklarım var eş olarak kadının erkeğine karşı sorumlulukları var dedi. Yüce Rabbimiz örtünmeyi farz kılmıştır. Daha genç olan demirci çırağı Davut Aleyhisselam’ın evine erzak götürmek için yola çıktı. Her zaman evin önüne erzağı bırakır, kapıyı çalar ve giderdi.

Davut Aleyhisselam’ın eşi erzağı almak için elini uzattı ve eşinin bileğinden bir karış üstü Davut Aleyhisselam’ın Çırağı tarafından görüldü.

Eliyle demiri yoğurup mucize gösteren Davut Aleyhisselam’ın Demir eline yapıştı ve bu olay kalbine geldi. Anladı ki eş olarak kadınların yaptıklarından erkekleri mesuldür ve akşam eşinden özür diledi. Evlilik öyle bir şeydir kim eşler birbirinden mesuldür ve Allah için örtünmek kadın erkek her Müslümana farzdır.

Bir Mahkeme Olayı

Kur’an-ı Kerim’de Davut Aleyhisselam’ı ait bir mahkeme hadisesinden bahsedilmektedir. Davut peygamber zamanı belli işlere ayırmıştı. Zamanının bir kısmını devlet işlerine, halkın davalarına, vaaz ve irşada ayırır. Bir kısmında da halvet, ibadete, zikre ve tesbihe ayırırdı.

İbadet için mihraba girip halvete çekildiği zaman, kendisi çıkıncaya kadar kapıda bekçiler bulunur huzuruna kimse giremezdi. Bir gün hususi odasında ibadetle meşgul oluyordu. Yalnızlığını bozmaya kimsenin cesaret edemediği bir zamanda iki adam ansızın bulunduğu odaya girdiler.

Ayet-i Kerimede şöyle buyuruluyor. “Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mabedin duvarına tırmanıp çıkmışlardı. Daha odun yanına girmişlerdi de onlardan ürkmüştü. Olayda anlatılan bu iki kişi, onca muhafıza rağmen yüksek duvarları aşmış, içeri girmişlerdir.

O mübarek Peygamber Hz Davut Aleyhisselam’ın ibadet ve istirahat vaktini ihlal etmişlerdi. Davut Aleyhisselam’ın bu gelenleri kendisine suikast yapacakmış, gibi herhangi bir kötülük yapmalarından çekinmesi üzerine şöyle dediler. Korkma biz birbirine hasım 2 davacıyız. Birimiz diğerimize haksızlıkta bulundu. Aramızda adaletle hükmet hak olan sınırı aşma. Bize de doğru yolu göster. (Sad22)

Bu içeri giren 2 kişi alelade kişiler değildi. Aşırı gitme gibi cümleler kuruyor, kullanıyorlardı. Sonra davacı olan kişi şikayetini belirmeye başladı. Bu benim kardeşimdir. Onun 99 dişi koyunu var. Benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken onu da bana ver dedi. Ve beni bu tartışmada yendi. (Sad23)

Davacı adam peygamber bir hükümdarın görüşüne başvurulacak kadar manasız ve çözümü basit bir mesele arz edilince Davut peygamber 99 koyun sahibinin arkadaşının tek bir koyunu da almaya kalkmasını hoş bulmadı.

Ona bir şey söylemeden ifadesini almadan delilini sunmadan, bu yersiz isteğinde haksız olduğuna hükmetti ve kararı açıkladı. Hamdolsun ki senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana zulmetmiştir. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. Ancak iman edip ve Salih amellerde bulunanlar müstesnadır Onlar da ne kadar azdır. (Sad24)

Böyle tanıdık olmayan kimselerin huzuru ansızın girerek böyle bir davaya gelişmeleri Davut Aleyhisselam’ın üzerinde derin izler meydana getirdi. Niyetlerini ve davalarında samimi olup olmadıklarını biraz düşününce şüpheye düştü.

Davut peygamber ve bize bir ders

O anda Allahuteala’nın hasım bu iki kişiyi göndermek suretiyle kendisini imtihan etmek istediğinin farkına vardı. Ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır. Davut kendisini imtihan ettiğimizi sandı ve rabbinden mağfiret diledi. Secdeye kapandı tövbe edip Allah’a yöneldi.(Sad24)

Allahu Teala bu olayla ilgili açık kapalı birçok bilgiler ve tecrübeler vermeyi murad etmişti. Sandığı gibi fitne olmamış bir ibret dersi olarak kapanmıştır. Allahuteala onu bu samimi yönelişini kabul buyurduğunu ayeti kerimesinde şöyle haber veriyor.  Biz de onu bağışladık Şüphesiz ki onun bizim katımızda yakınlığı ve akibet güzelliği vardır.(Sad25)

Yüce Rabb’imizin burada öğrenmek istediği davalarda her ne olursa olsun iki tarafında dinlenilmesi gerektiğidir. Böylece hem peygamberine hem de bizlere öğüt veriyor.

Yüce Rabbimiz Davut Aleyhisselam’ın bağışlamakla kalmamış yakınlığını lutuf buyurmuş, varacağı yerin Cennet olacağını bildirerek kulunu huzuruna kavuşturmuştur.

Davut Aleyhisselam’ın bu olay neticesinde Allahü teâlâya sığınarak mağfiret dilemesi bize büyük bir örnektir. Allahü teâlâya en iyi kulluğu peygamberler yapmıştır. Peygamberler bizim hayatımızın rehberleridir.


Leave a Response