Bu Da Geçer

İÇERİK BİLGİ

Sevgili kardeşlerim bu yazımda dünya hayatında her an her şeyin olabileceği ve hiç bir şeyin kalıcı olmadığı bir hikaye paylaşacağım. ” Bu Da Geçer ” başlık her şeyi anlatıyor ama yine de hikayemizi okuyunca başlığın ne manaya geldiğini anlamış olacaksınız.

Bu da Geçer

Bir gün seyyahın yolu uzak bir diyarda şirin bir köye düşer. Seyyah köylülere, “Tanrı misafirini ağırlayacak biri var mı?” diye sorar. Köylüler ise seyyaha buralarda sana ancak çiftlik sahibi olan Süleyman diye birinin yardımcı olacağını ve oraya gitmesini söylerler. 

Seyyah yola devam ederken birkaç köylüyle daha sohbet eder. Köylülerden Süleyman’ın, o yörenin en zenginlerinden biri olduğunu öğrenen seyyah birde Hasan isimli bir başka çiftlik sahibi daha olduğunu öğrenir köylülerden.

Seyyah, bir süre sonra Süleyman’ın çiftliğine ulaşır. Köylülerin dedikleri gibi Süleyman misafirini çok iyi karşılar. Seyyah çiftlikte yer, içer ve bir süre dinlenir. Süleyman’a ve ailesine kendisini çok iyi ağırladıkları için teşekkür eder ve tekrar yola revan olmadan önce döner ve der ki:

“– Böyle nimetlerle ödüllendirildiğin ve zengin olduğun için hep şükretmelisin.”

Süleyman da seyyaha:

“– Zenginlik dediğin nedir ki, hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen gerçek, göründüğü gibi değildir. Bu da geçer…” diyerek yanıt verir.

Bu Da Geçer

Seyyah, Süleyman’ın yanıtını uzun uzun düşünür… Aradan birkaç sene geçtikten sonra, seyyahın yolu tekrar aynı köye düşer. Tekrar Süleyman’ı yine ziyaret ederim, beni güzelce ağırlar diye düşünür. Seyyah köylülerle konuşurken Süleyman’ın fakirleştiğini ve Hasan’ın yanında çalışmaya başladığını öğrenir.  

Seyyah, Süleyman’ı çok merak eder ve Hasan’ın çiftliğine gider. Süleyman’ı eski püskü elbiseli, birazda yaşlanmış halde bulan seyyah Süleyman’a nasıl oldu da hizmetkâr olduğunu sorar. Süleyman çiftliğinin bir sel felaketinde yıkıldığını, tüm hayvanlarının bu felakette telef olduğunu, topraklarının da işlenemez hale geldiğini söyler. Süleyman, tek çare olarak selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Hasanın yanında çalışmak zorunda kaldığını anlatır. Seyyah, Süleyman’ in haline çok üzülür.

Süleyman, yine de seyyahı bir yere bırakmaz, son derece mütevazı olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır. Seyyah, onunla vedalaşırken, Süleyman’a olup bitenlerden ne kadar çok üzgün olduğunu söyler ve Süleyman’dan su yanıtı alır:

“– Üzülme… Unutma, bu da geçer…” der.

Uzun yıllar geçtikten sonra, seyyahın yolu yine aynı bölgeye düşer. Eski dostunu ziyarete gider. Bir süre önce ölen Hasan, ailesi olmadığından, bütün varını yoğunu, en sadık hizmetkârı ve eski dostu Süleyman’a bırakmıştır. Süleyman, Hasan’ın konağında oturmaktadır. Büyük arazileri ve binlerce sığırı ile yine o yörenin en zengin insanı olmuştur. Seyyah, eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar çok sevindiğini dile getirdiğinde yine aynı yanıtı alır:

“– Bu da geçer…

Birkaç yıl sonra Seyyah yine Süleyman’ı arar. Ona bir tepe gösterirler. Tepede Süleyman’ın mezarı vardır ve mezar taşında şöyle yazmaktadır:

Bu da geçer…“

Seyyah, üzgün bir şekilde, “Allah Allah, ölümün nesi geçecek?” diye düşünür ve gider.

Ertesi yıl, Seyyah, Süleyman’ın mezarını ziyaret etmek için geri döner ama ortalıkta mezar falan kalmamıştır. Büyük bir sel gelmiş, bütün tepeyi silmiş süpürmüş ve Süleyman’ın mezarından geriye hiç eser kalmamıştır.

O yıllarda, ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Bu öyle bir yüzük olacaktır ki, sultan mutsuz olduğunda umudunu tazeleyecek, mutlu olduğunda da, mutluluğun rehavetine kendini kaptırmasını önleyecektir.

Bu Da Geçer

Hiç kimse, sultanın istediği gibi bir yüzük yapamaz. Sultanın kuyumcusu seyyahın eski bir dostudur, ondan yardım ister. Seyyah, nasıl bir yüzük yapacağını dostuna söyler.

Kuyumcu yüzüğü hazırlar ve yüzük sultana sunulur. Son derece sade bir yüzüktür bu, Sultan yüzüğü inceler ve gözü üzerindeki yazıya takılır. Üzerinde biraz düşünür ve yüzü aydınlanır. Tam da istediği gibi bir yüzük olduğu için mutlu olur.  

Yüzüğün üzerinde ne mi yazıyordur?

Bu da geçer…

Zaman akıp giderken yolumuza neler çıkacağını kimse bilemez. Bu yüzden anı yaşayıp sevdiklerimizin dostlarımızın özellikle ailemizin kalbini kırıp üzmeyelim. İnsanoğlu bugün var yarın yok sevgili kardeşlerim. Sevdiklerimizin değerini bilelim…..

Yorum yapın