Dua, sure ve ayet hakkında tüm bilgilerin yanı sıra İslam Dini ve Gereklilikleri ayrıca yaşanan savaşlarıda kaleme alıyoruz

Bir Hikaye…

0 48

Değerli müslüman kardeşlerim bu yazımızda kıssadan hisse alacağımız bi hikaye paylaşacağım. Derviş ve bir sarhoş adamın hikayesi bu. Umarım hoşunuza gider ve beğenirsiniz. Alınması gereken hisseyi ise hikayenin sonunda cıkarırsınız inşallah…

Derviş ve Bir Sarhoş Adam

Elinde şarap şişesiyle sallana sallana caminin önünden sarhoş bir adam geçerken tam o anda vakit namazı bitmiş ve cemaat dağılmaya başlamıştır. Sarhoşun o hali arkadaşlarıyla camiden çıkan bir Dervişin dikkatini çekmiştir. Derviş sarhoşu arkadaşlarına göstererek şu adamla konuşacağım deyince dervişin arkadaşları,”Ya bırak adam zaten sarhoş ne konuşacacaksın ne anlatacaksın hale bak ayakta zor duruyor, bırak başına iş alacaksın” demişler. Derviş ise, “Mübarekler! O da bizim gibi Allah’ın yarattığı bir kul değil mi? Hem Resulullah Efendimiz; -Bir kötülük gördüğünüzde elinizle düzeltin, elinizle düzeltemiyorsanız dilinizle düzeltin, dilinizlede düzeltemiyorsanız kalbinizle buğz edin, bu da imanın en zayıf noktasıdır.– buyurmuyor mu?” diyerek arkadaşlarını dinlemez ve sallana sallana yürüyen sarhoş adama seslenir, yanına gider ve şöyle der.

-” Birader şu elindeki içki şişesini versene bana.”

Sarhoş adam şaşkın bir şekilde dervişe bakarak:

-“Sen daha şimdi camiden namaz kılıp çıktın be adam, şarabı ne yapacaksın?”

Derviş cevap verir:

-“Şarabı alıp şu gördüğün caminin içine dökeceğim.”

Derviş
Derviş

Sarhoş hiddetlenerek kızgın bir tavırla dervişin üzerine yürümüş ve:

-“Sen Allah’ın evine nasıl şarap dökersin, nasıl müslümansın sen, olacak iş mi bu, Allah’tan korkmazmısın. Ben kırk yıldır içki içerim lakin böyle bir şeyi asla yapmam. Şarabıda sana bu iş için asla vermem. Haydi git başka kapıya. Beni pis işine bulaştırma ben Allah’tan korkarım.” der.

Der demesine amma bu cevap zaten dervişin aradığı cevabın taaa kendisidir.

Derviş bu cevabın üzerine ustaca taşı gediğine koyar :

-” Be adam!”

-“Sen şu kul yapısı taştan topraktan yapılmış olan binanın Allah’ın evi olduğunu bilirsin, mübarerek bir yer olduğuna inanırsın, saygından dolayı içine şarap döktürtmezsin. Eyvallah! Amma nasıl olur da Allah’u Teala’nın kendisine kul olup ibadet etmeni istediği için sana lütfu ve rahmeti ile emanet olarak verdiği şu mükemmel ve muazzam beden sarayının içine şarap dökersin?…

Selam ve dua ile değerli dostlarım…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.