Kibir Nedir? – Kibir Hakkında Ayet ve Hadis

Kibir, kişinin başkalarını küçük görerek nefsini onlardan üstün saymasıdır. Kibir kavramı övünme, kendini beğenmişlik ve büyüklenme gibi kavramlarla birlikte ele alınır. Bunların hepsi birbirini körükleyen ahlâkî tutumlardır. Bazen soyluluk, güzellik, fiziksel güç gibi yaratılıştan gelen birtakım özellikleri; bazen de Allah’ın kendisine sonradan verdiği zenginlik, makam, ilim ya da nüfuz gibi nimetler kişiyi kendini beğenmeye sevk eder. Önceleri kendini beğenen kişi, zamanla sahip olduğu güzel özelliklerle övünmeye, başkalarından farklı olduğunu düşünerek büyüklenmeye başlar. Çevresindekileri küçük görerek kendisinin “en üstün” olduğu hissine kapılır ve böylece kibir hastalığına yakalanır.

Kibir, kıskançlık, cimrilik, açgözlülük, nankörlük ve bencillik gibi Hakk’a isyanı beraberinde getirir. Bu duygular ise Müslümanlık alâmeti olan sevgi, merhamet ve güven gibi duyguların gelişmesine engel olur.

Kibirli insan daima kendisinden yüksektekilere bakar, onları kıskanır, onlar gibi olmak, hatta onları geçmek için çabalar durur. Oysa ki Peygamber Efendimiz (s.a.v);

“Sizden daha aşağı olanlara bakın! Sizden üstün olanlara bakmayın! Allah’ın nimetini küçümsememeniz için en uygun olanı budur.” 

sözleriyle hâline şükreden kanaatkâr bir kul olmayı tavsiye etmektedir.

Kibirli insan kendini dev aynasında görür. Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm böbürlenip duran bu şımarık insanların tavrını şöyle dile getirmektedir:

“Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir. Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırırsak, ‘Kötülükler benden gitti.’ der.” 

Allah Resûlü kibri şöyle tanımlamıştır:

“Kibir, hakikati inkâr etmek ve insanları küçük görmektir.”

Kibrin Sonu: Şeytan

Kur’ân-ı Kerîm’de “apaçık bir düşman” olarak tanıtılan şeytanın en belirgin özelliği kibridir.  Allah Teâlâ insanı yarattığı zaman meleklerine, ona saygı ile eğilmelerini emrettiğinde şeytan kibre kapılmış

“Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın.” 

diyerek Rabbine karşı gelmiştir. Böylece kibir ve gurur, şeytanın Hakk’ın huzurundan kovularak lanetlenmesine neden olmuştur.

Tarih boyunca pek çok insanın yoldan çıkmasına sebebiyet vererek kibir, Hakk’ı yalanlayanların ve isyancıların ortak özelliği olmuştur.  Eşi benzeri görülmemiş bir servet bahşedilen Kârûn, Hz. Musa’ya tâbi olmayı hazmedememiş ve sonunda isyanı seçmişti. Firavun ise daha da ileri gitmiş ve

“Ben sizin en yüce rabbinizim.”

diyerek ilâhlık iddiasında bulunmuştu.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir