Alay Etmek Nedir? – Alay Etmek Hakkında Ayet ve Hadis

Alay Etmek Nedir?

Alay etmek, başkasını kusurlarından dolayı aşağılamak anlamına gelir. İstihza, İslam’da yasaklanılan ve fasıklık olarak ifade edilen ahlak dışı davranışlardan birisidir.

Alay Etmek Nedir? – Ve Sonuçları

Kötü Ahlak: Müslümanlar arasındaki kardeşliği bozan, insanlar arasında da husumet yaratan alay etme davranışının doğurduğu kötü neticeler, insanı helak edici noktaya eriştirir. Kibir, böbürlenme, egoistlik ve bencillik huylarına sevk edici alay etme huyunun yaygınlık kazandığı bir toplumda asla birlik ve düzenin olması mümkün olmaz.

Alay Etmek Hakkında Ayet – Alay ettiğin senden daha hayırlıdır!

Hucurat süresinin 11.ayeti kerimesinde şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdırlar. Hem birbirinizi ayıplamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fâsıklıkla adlanmak ne kötü isimdir! Kim de tövbe etmezse, iste onlar zalimlerin ta kendileridir”

Alay Etmek Hakkında Ayet
Alay Etmek Hakkında Ayet

Kardeşlik bağını zayıflatır

İslam’ın, tüm müminleri kardeş kılması nedeniyle aralarını bozucu ahlak dışı davranışları yasaklamıştır. Alay edilen bir mümin, nükte konusu olmayı hiçbir zaman istemez ve bundan dolayı muzdarip bir ruh haline sahip olur. Kişinin ruhsal sağlığını bozucu ve onurunu kırıcı davranışı yapan kişiler, kul hakkına girer. Yaptığı günahtan dolayı tövbe etmiş olsa da, alay edilen kişiden helallik almadığı sürece hesap ahrete kalır.

Alay Etmek Hakkında Hadis
Alay Etmek Hakkında Hadis

İslam, insanın malını, canını, dinini, aklını ve şerefini korur. Bir kişiyle alay etmek, onun şerefine yönelik bir saldırıdır. İnsanı, yeryüzünün halifesi olarak gören İslam’ın, şeref ve haysiyet kırıcı söz ve fiillere müsaade etmemesi, insanlar arasındaki bağların zarar görmesini engellemeye yöneliktir. Ancak değerin ve imajın dış görünüşle ilişkilendirildiği günümüz dünyasında kusurları bulunanlara karşın girişilen tutumlar, kibirlenmeler, alaycı hareketler, iyiyi kötüden ayıran normal karşılanabilen davranışlar haline gelmiştir. Özellikle, batının siyahi insanlara yönelik onur kırıcı ve haysiyet zedeleyici davranışları, halen zihinlerdeki yerini korumayı sürdürür.

Vay o kimsenin haline…

İnsan onurunu yüceltmek için gönderilen İslam dininin, insanın zulme ve her türlü hakarete uğramasına tahammülü yoktur. Hümeze süresinin ilk ayetindeki, “Vay haline! Diliyle çekiştirip, yüzünden de alay eden kimsenin…” hitabı karşısında alay eden ve çekiştiren insanların uğrayacağı azabın hayal edilemeyecek kadar büyük ve çetin olacağı ve belki de, affa layık olmadığı çıkarılabilir. Alay eden kişilerin kendilerine zulüm ettiklerine, başkalarının zayıflıkları ile dalga geçerken asıl zayıfın kendileri olduklarına dikkat çekilir…

You Might Also Like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir